ZEZENCAY – Bilişim Teknolojisi Destekli Eğitim

Bilgisayar Destekli Eğitim – Bir çift Bilişim Teknolojileri Öğretmeni

"sınıf" ile etiketlenmiş yazıları görüntülüyorsunuz

Beni bir de sınıfta görün!

OKUL18  www.okul18.org

Sınıflarımız Dünyaya Açılıyor…

Açıklama : Bu yazı 23 Nisan 2009 tarihinde o dönemde projenin il koordinatörü olan yine o dönemde il eğitici bilişim teknolojileri formatör öğretmeni olan Olcay BÜYÜKÇAPAR tarafından yazılmış ve Çankırı İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde yayınlanan e-dergide yer almıştır. Projeyi detaylarıyla, sebepleri, sonuçları, süreci ve çıktıları ile birlikte iyi anlattığı için aynen tekrar yayınlanmasında tarafımdan (Olcay) sakınca görülmemiştir. Bu proje kapsamında ücretsiz e-sınıf ya da e-kulüp sahibi olmak tamamen ücretsizdir ve Türkiye’nin tüm illerindeki tüm resmi ilköğretim okullarından başvuru www.okul18.org sitesindeki il koordinatörü adresi üzerinden iletişim kurularak yapılabilmektedir.

Okul18 projesinin amacı?

Öğretmen, öğrenci ve velilerin eğitimde teknolojiyi kullanarak zamandan/mekandan bağımsız olarak işbirliğini, bilgi paylaşımını, fırsat eşitliği sağlamak.

Projeden beklenen hedefler;

  • Öğretmenlerimizin sınıflarını ve derslerini elektronik ağ ortamına taşıyabilmeleri,
  • Velilerimizin öğrencilerinin ders etkinliklerini takip edebilmeleri,
  • Öğrenci ve Velilerimizin derse ilişkin ödev ve duyurulara elektronik ağ ortamında hızlı bir şekilde ulaşabilmeleri,
  • Öğretmenin öğrenci çalışmaları ve performans ödevleri ile ilgili kontrolü elektronik ağ üzerinden hızlı bir şekilde gerçekleştirebilmesi ve okul dışındayken bile öğrenciye geri bildirim verebilmesi,
  • Okullarımızda Bilişim Teknolojilerinden en üst düzeyde yararlanılması hedeflenmektedir.

Neden Okul18 ?

Sınıflarımızın ve sosyal kulüplerimizin bir yansıması internette 24 saat açık olmalı.

Okul18 tüm illerde uygulanıyor mu?

“Sınıflarımız dünyaya açılıyor…” projesi yalnızca Çankırı’da uygulanan, başka hiçbir ilde örneği bulunmayan bir çalışmadır.

Sayılarla Okul18

16.03.2009 tarihi itibariyle sayılar şu şekilde;

126 e-sınıf, 6 e-kulüp, toplam katılımcı sayısı 132, merkez ilçe dahil 11 ilçeden katılımcı mevcut, merkez ilçeden 10 okul ve diğer 10 ilçeden toplam 12 okuldan katılımlarımız mevcut, google arama motorunun indekslediği okul18.org alan adı altındaki web sayfası sayısı 711, günlük ortalama ziyaretçi sayısı ortalama 250, toplam koordinatör sayısı 27,

Sınıflarımız Okul18 projesi ile dünyaya açılıyorlar. Okul18 projesi 16.10.2008’den bu yana sadece ilimizde uygulanmakta, öğretmenlerimiz tarafından da oldukça ilgi görmekte. Öğretmenlerimize sınıf içi etkinliklerini, proje ve performans görevleri hakkında bilgileri, öğrenci çalışmalarını yayınlayabilecekleri birer web sitesi tahsis edilmekte. Sadece gönüllü olan öğretmenlerimiz projeye katılmaktadır. Proje gönüllülük esasına dayanmaktadır.

İlk dört ay sonunda 130’un üzerinde e-sınıf/e-kulübe ulaşılmıştır. Öğretmenlerin yoğun ilgisi, projeye olumlu yönde katkı sağlıyor. Katılan öğretmenlerin öğrencileri, velileri de aynı ilgiyi göstererek projenin gelişimine, temel amaçlarına yardım etmekteler.

Proje hedefleri arasında olmayan bazı sonuçlara da uygulama sürecinde ulaşmaya başlandı. Proje katılan bazı öğretmenlerin temel internet kullanım yeterliliğinin artmaya başlandığı gözlemlendi. Bir internet sitesi yönetmenin çok da zor olmadığını öğretmenlerimiz kısa zamanda anladı, e-sınıflarını görsel olarak geliştirmek için çeşitli konularda internette araştırma yapmaya dahi başladılar.

Aynı branş öğretmenleri ya da aynı sınıfı okutan öğretmenler de birbirlerinin e-sınıflarını ziyaret ederek iyi örnekleri görüyor ve paylaşıyorlar. Yeni e-sınıfların öğretmenleri öncelikle mevcut e-sınıfları ziyaret ediyor, ardından iyi örnekleri birleştirerek kendi e-sınıfını tasarlamaya başlıyor. Böylece bir e-sınıftaki olumlu bir çalışma, kısa süre içinde diğer e-sınıflara da yansıyor. İyi örnekler ayrıca proje komisyonunca belirlenerek, birkaç günde bir değişerek www.okul18.org ana sayfasında başarılı çalışmalar bölgesinde yayınlanıyor.

Proje komisyonu olarak, bilişim teknolojilerinin ve internetin eğitimde olumlu kullanılabileceğini Okul18 ile gösterdiğimizi düşünüyoruz. Öğrenciler internetten de sınıflarındaki etkinlikleri görebiliyor, proje ve performans görevlerini görebiliyor, öğretmeninin genel mesajlarını okuyabiliyor. Veliler, çocuklarının okuldaki etkinliklerinden haberdar oluyor, ödevleri konusunda onlara rehberlik edebiliyor ve çocuklarının görevlerini e-sınıfına girerek görebiliyor, e-posta formu sayesinde öğretmene mesaj gönderebiliyor.

Öğretmenlerimiz, yönerge ve sözleşme gereği e-sınıflarında/e-kulüplerinde kullandıkları dış kaynaklı içeriklerin referanslarını göstermek, açıkça ilan etmek zorundalar. Bu durum öğretmenlerimizin alıntı yaptıkları içeriklerin altına kaynağı açık olarak belirtmelerine neden oluyor; bu durumu internet etiği, telif haklarına uymak noktasında olumlu bir gelişim olarak değerlendiriyoruz.

Projenin kısa süre içinde gelişiminde okul ve ilçe koordinatörlerimizin katkısı yadsınamaz. Zamanında yaptıkları uyarılar, aldıkları önlemler, projeyi okullarda ve ilçelerde toplantılarla anlatmaları ve doyurucu bilgilendirmeleri sayesinde proje sağlam adımlarla gelişmeye devam ediyor.

Proje kapsamında öğretmenlere katılımcı öğretmenlere dağıtılan Kılavuz CD’lerde görüntülü ve basılı kılavuz, sık sorulan soruların yanıtları, CMSimple (içerik yönetim sistemi) temaları yer alıyor. Öğretmenlerimiz bu CD’lerde yer alan derslerle kolayca sitelerini düzenlemeyi ve güncellemeyi öğreniyorlar. Ayrıca bu CD’lerde yer alan içerik ve güncel hali ile daha fazlası www.okul18.org ana sayfasında yer alıyor.

Okul18.org ana sayfası projenin odağı. Tüm e-sınıf ve e-kulüplere bu noktadan erişiliyor. Destek dokümanlar, yasal uyarılar ve proje yönergesi, görüntülü (video) dersler, kılavuz, matbu belgeler, sık sorulan sorular ana sayfada yer alıyor. Ayrıca başarılı çalışmalar ilan ediliyor, proje iletişim bilgileri bildiriliyor, canlı destek ile site ziyaretçileri ve katılımcı öğretmenler anlık yardım alabiliyorlar.

Okul18 ana sayfası, alt sayfaları ve tüm e-sınıf/e-kulüp sayfalarının ilk dört aylık istatistikleri yaklaşık sayılarla şöyle:

Ziyaretler : 21.000

Sayfa Görüntüleme Sayısı : 26.000

Sitede Ziyaretçilerin Bulundukları Ortalama Süre : 48 saniye

İnternet kullanıcılarının en fazla kullandıkları arama motoru olan google tarafından indekslenen (veritabanında kayıtlı) okul18.org dahilindeki web sayfalarının sayısı 700’ün üzerinde. Bu istatistiğin alındığı esnada 120’nin biraz üzerinde olan e-sınıf/e-kulüp sayısı dikkate alındığında, her e-sınıf/e-kulübün ortalama 6’şar web sayfasına sahip olduğu sonucu çıkartılabilir. Bu kadar çok sayfanın google tarafından indekslenmesi öte yandan da “Çankırı” içeriğinin ve “Eğitim” içeriğinin google arama motorundaki yoğunluğunun artması demektir; bu da hali hazırda projenin hedeflerinden biri idi.

Okul18 kapsamında e-sınıfı olan öğretmenlerin sınıf kapılarına (ya da sınıflarının diledikleri bir yerine) asmaları ve farklarını ortaya koymaları için “Bu sınıf internette!” sloganlı 17*23 cm alanına sahip tabela (levha) dağıttık. Bu tabelalar, bu sınıfın internette de bir uzantısı olduğunu, sınıfta yapılan etkinliklerin aynı zamanda e-sınıftan da izlenebileceği mesajını veriyor. Okul18 merkez ilçe koordinatörlerinden İsmet İnönü BT Formatörü Berkutay Boğaç ÇALLI öğretmenimizin önerisiyle hazırlanan ve dağıtılan tabelalardan sonra çok olumlu dönütler aldık. Tabelalar diğer taraftan projeye katılımların ivmesinin artmasına neden oldu.

E-sınıf/e-kulüp sahibi öğretmenlere düzenlenen ankete göre, katılımcı öğretmenlerimiz proje hakkında olumlu düşüncelere sahipler. Okul18 projesinin ana fikrini özümsemiş oldukları vermiş oldukları yanıtlardan anlaşılıyor. Ankete katılan bütün öğretmenlerimiz e-sınıflarını (web sitelerini) güncelleme konusunda kendilerini yeterli hissediyorlar. Öğrencilerden ve velilerinden de olumlu tepkiler aldıklarını anket sonucuna göre söyleyebiliyoruz.

Okul18 projesi, 012488 sayılı 16.10.2008 tarihli Valilik Oluru ile yürürlüğe girmiştir. Proje İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nce yürütülmektedir.

Son yıllarda, Milli Eğitim Bakanlığının okulları bt sınıfları ile donattığını bilmeyenimiz yoktur. Ayrıca yine Eğitime %100 Destek kampanyası ile eğitime bağış yapmak isteyenlerin bu bağışları, yüzde yüz vergi ödemesinden sayılıyor. Tüm bunların yanında artık okulları teknolojik imkânlarla donatma yarışında veliler de var!

Her sınıf kendi imkanlarıyla sadece kendi dersliğine özel sunum cihazı (data show, bilinen adıyla projeksiyon cihazı) almaya gayret gösteriyor. Kimi sınıflara tek veli, kimisine de bir kermes etkinliği maddi kaynak sağlamada yeterli oluyor. (Hiç imkânı olmayan okul ve sınıfların halen çoğunlukta olduğunu, bu yazıyı okuyan sizler gibi ben de kesinlikle biliyorum.)

Bu çılgınlığın birkaç ana nedeni var. En başta gelen “bizim çocuklarımız teknolojinin olanaklarından öğrenmede en çok yararlanan olsun” düşüncesi. Bir diğer –maalesef- “diğer sınıflarda var, o halde bizim çocukların da sınıflarında olmalı!”. İkincisi pek doğru olmasa da sonuçları bakımından sevindirici kabul edilebilir. Birinci neden zaten istediğimiz bilinçtir.
Bizim hayal olarak bir zamanlar düşlediğimiz bu olay, yaygınlaşmaya başladıkça doğru kullanımı üzerine de biraz tartışmak gerekiyor.

Sunum cihazı ile yapılan sunumları ve gösterileri bilgisayar destekli eğitim ile kesinlikle karıştırmamalıyız. Sunum cihazı ile tek yönlü bir aktarım söz konusudur. Alıcı olan öğrenci, aktaran olarak öğretmen ve ortam olarak da sunum cihazı rol oynar. Tek yönlü bilgi akışı öğrencinin öğrenme ortamına müdahale etmesini kısıtlat, öğretmen merkezli bir öğrenme etkinliğinin oluşmasına meydan verir. Bilindiği üzere, öğrenen bireylerin öğrenme stilleri birbirlerinden farklıdır. Öğrenme stratejileri birbirlerinden farklıdır. Öğrenme hızları birbirlerinden farklıdır. Sunum cihazı tek yönlü bilgi aktarımı yapmakta olduğundan, bu farklılıkları gözetmez. Ses, resim, grafik, video, animasyon ve çeşitli etkilerle renklendirilen öğrenme ortamları, öğrenmeye birçok yönden olumlu etki yapacaktır mutlaka. Ancak, öğrencilerin öğrenme ortamını kişiselleştirmelerini her daim önlemektedir. Öğretmen istediği yerde sunumu durdurabilir, oynatabilir, sorular sorarak etkileşimi arttırmaya çalışabilir; bu durum tek yönlü bilgi aktarımının tek yönlülüğünü değiştirmeyecektir.

Sunum cihazları daha renkli, sevimli, dikkat çekici öğrenme ortamları oluşturur. Çocukların ilgisini çabuk çekebilir, uzun süre ilgilerini bir noktaya toplayabilir. Fakat kitap gibi, video kaset gibi, video cd gibi nihayetinde o da tek yönlüdür. Kimi öğrenci, öğrenme stili gereği yeterli verimi alamayabilir. Kimi öğrenci ise öğrenme hızının kısıtlı kalması nedeni ile sunumlardaki, gösterimlerdeki bazı noktaları atlayabilir, gözden kaçırabilir.

Üstteki birkaç paragrafı özetleyeceğim; sunum cihazları (projeksiyon) ile yapılan öğrenme-öğretme etkinlikleri kaynak ->ortam -> alıcı düzleminde tek yönlüdür. Etkileşim ve öğrencinin yönlendirmesi söz konusu değildir.

Oysa bilgisayar destekli eğitim öğrencinin -mümkünse tek başına- bir bilgisayarı kullanması, eğitim yazılımına kişisel olarak hükmetmesi, onu yönlendirmesi anlamına gelir. Bu bilgisayardaki uygun eğitim yazılımları kullanarak sesi, görüntüyü, animasyonu, bağlantıları kullanmasını gerektirir. Öğrenci eğitim yazılımlarını kullanırken kimi zaman yazılımın oluşturduğu dünyanın içinde seyahat eder. Kendi tıklamalarıyla öğrenme etkinliğini kendisi bizzat yönetir. İstediği zaman yavaşlar, istediği zaman bildiği bölümleri atlar, istediği zaman pratik yapar, istediği zaman geriye dönüşlerle bilgisini pekiştirir, istediği zaman uygulamlar yaparak davranışını kavrama ve uygulama aşamalarına terfi ettirir. Tüm bunları kendi başına yönetir. (Eğer bir bilgisayarda birden fazla öğrenen varsa, bu durumda işbirlikli öğrenme teknikleri devreye girer, proje tabanlı öğrenme devreye girer, bilgisayar destekli eğitimin bunun gibi modern öğrenme teknikleriyle birleşiminden de çok verimli sonuçlar çıktığı çeşitli üniversitelerimizden çıkan BDE konulu akademik yayınlardan takip edilebilir.)

Örnek olay

Soru : Sınıfımızda zaten projeksiyon var! Neden öğrencilerimi BT Sınıfına kadar yorayım ki? İstediğim sunumu izletiyorum, istediğim eğitim filmini izletiyorum. Sorularımı da yansıtıyorum daha ne olsun. Bana BT Sınıfında ders işlemem için sebep gösterebilir misiniz?

Yanıt : Bir uzay yolculuğunda 30 öğrencinizi çıkardığınızı düşünün. Hepsi aynı anda aynı yıldıza mı bakmak isteyecektir? Öğrencileriniz birbirlerinden farklı bireyler olduklarından, her biri o anda belki uzayın başka bir noktasına bakmak isteyecektir. Biri Mars’ı merak ederken, bir diğeri dünya üzerindeki katmanlara bakacak, bir diğeri uzay mekiğinin içinde gezerek yer çekimsiz ortamın tadını çıkaracaktır. Sizce bu öğrencilere projeksiyonla (sunum cihazıyla) sizin kontrolünüzde uzay konulu sunumu ve uzay konulu filmi seyrettirmek mi, yoksa onlara birbirlerinden bağımsız keşif olanağı vererek uzayı yaşamalarını mı istersiniz? Sizce hangisi öğrencilerinizin öğrenme kalitesini arttıracaktır. Bilgimce, fikrimce, bilimsel araştırmalara göre ve deneyimlerime göre çok izleyen değil, çok yaşayan daha kaliteli bir öğrenme gerçekleştirecektir.

Bir öneri:

Yukarıdaki gibi bir yazılımı öğrencilerinize BT Sınıfında iki ders saati boyunca kullandırın. Ancak iki ders saati diyorum çünkü her öğrencinizin bir ders saatinde tek başına kullanmasını tavsiye ediyorum. Kulaklıklarını taksınlar. Bırakın yaşasınlar. 3.ders saatinde lütfen onlara bu gördüklerini, yaşadıklarını, izlenimlerini sorun. Hepsinden farklı bir bakış açısı yansıdığını göreceksiniz. Çünkü onlar aynı uzayın farklı mükemmel beyinleri, çünkü onlar bilgiyi, kavramayı, uygulamayı, analizi ve de sentezi çoktan hak ediyorlar. Onlar, bilgisayar destekli eğitimi hak ediyorlar.

Sonuç:

Her sınıfımızda bir sunum cihazı, bir bilgisayar, hatta akıllı tahtalar olsun. Ama Bilişim Teknolojisi Sınıflarımızın geniş olanaklarından da yararlanmayı ihmal etmeyiniz.

İyi çalışmalar, mutlu günler dilerim.

Olcay BÜYÜKÇAPAR
Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmeni