ZEZENCAY – Bilişim Teknolojisi Destekli Eğitim

Bilgisayar Destekli Eğitim – Bir çift Bilişim Teknolojileri Öğretmeni

"projeksiyon" ile etiketlenmiş yazıları görüntülüyorsunuz

Merhaba, aşağıda eğitim öğretim adına gururla sizinle paylaştığım alıntıların tamamı http://www.yakincaakillisiniflari.com/ adresinden temin edildi. Eğer akıllı sınıf nasıl olur diye merak edenlerdenseniz, lütfen sonuna kadar okuyunuz ya da bu akıllı sınıfın sanal yansıması olan harika web sitesini ziyaret edin.

Önce özelliklerini iletmek istiyorum Yakınca Akıllı Sınıflarının.

Eğitim teknolojisini iyi kullanan akıllı bir sınıf

Yakınca Akıllı Sınıfları

1- Öğrencilerimiz parmak izi okuyucu ile sınıfa giriyorlar. Bu sistem aynı zamanda yoklamada alıyor ve gelmeyen veya geç gelen öğrencinin velisine direkt sms yoluyla mesaj gönderiyor.
2- Sınıfımızda elektrik sistemi güvenlik sistemi ile çalışıyor. Ayrıca her elektronik cihazın ayrı bir sigortası var.
3- Aylık değineceğimiz, hedeflerimizi belirten açılırve içinddeki yazıları anında değiştirebileceğimiz binboard kullanıyoruz
4- Özel olarak tasarlanmış mevsim şeridimiz ve etkinlik panomuz var.
5- Öğrencilerimizin çalışmalarını saklayabileceğımız ve testleri düzenli bir şekilde muhafaza edeceğimiz test dolabımız var.
6- Her öğrencimiz için özel dolaplar yaptırdık. Bu çalışma ile sırtlarında ağır çanta taşıma olayına son verdik.
7- Dolapların içinde temizlik alışkanlığını kazandırmak için tuvalet kağıdı sıvı sabun,kolonya, dış fırçası ve sabun bulunduruyoruz.
8- Sınıflarda 300 kitaptan oluşan öğrenci kütüphanesi ve 300 kitaptan oluşan veli kütüphanesi bulunuyor.Velilerimizi direk eğitimin içine alarak kitap okumalarını sağlayacağız.
9- Sınıfımızın klima yoluyla ısınması ve soğutulması hedeflenmiştir.
10- Perdelerimiz katlanabilir ve çocukların heyecanlarını artırıcı renklerden seçilmiştir. Ayrıca kullandığımız güneşlik özel bir maddeden yapılmış olup ısıyı ve ışığı minimum düzeyde geçirmektedir.
11- Sınıfımıza adını veren akıllı tahtamız vardır.
12- Sınıfımıza ait sadece eğitim alanındakullanılmak üzere üretilmiş projeksiyon cihazımız vardır.
13- Öğrencilerimizin sıraları özel yaptırılmış olup çocukların anatomik yapılarına zarar vermeyecek şekilde tasarlanmıştır.
14- Yazıcı, tarayıcı, ve fotokopi makinamız bulunmaktadır.
15- 4 Gb ram’li ve 1 GB ekran kartına sahip bilgisayarımız mevcuttur.
16- Özel Tasarlanan Ses sistemimiz vardır.
17- Sınıfımız adına bir web sitemiz vardır.

Sonra  kendi deyimleri ile “Akıllı Sınıf Nedir?” sorusunun yanıtını vermek isterim;

Bir sınıfın, mimariden işlevselliğe bir çok boyutta özel olarak tasarlanması; görsel ve işitsel nitelikli bilişim teknolojilerinin kullanılarak derslerin daha anlaşılır ve verimli hale getirilmesi; bu sayede eğitim kalitesinin arttırılması; akıllı sınıf teknolojileri ile mümkün olmuştur. Bu yapının ağ destekli ve internet tabanlı eğitim uygulamaları ile birleşmesiyle teknolojiyi her yönden kullanabilen eğitsel mekanlar ortaya çıkmıştır ki; bu mekanlara “Akıllı Sınıf” denilmektedir… Akıllı sınıflar, okullardaki teknolojik boşlukları doldurmakta ve öğrenme-öğretme kavramları üzerinde yeni değişimler oluşturmakta ve alanlar açmaktadır. Akıllı sınıflar, lokal eğitim birimi olmanın dışında, video konferans sistemleri sayesinde ülke içinde veya ülke dışında bu yapıya sahip başka eğitim kurumlarına interaktif olarak ulaşabilmektedir. Eğitim kurumu bu sayede her türlü bilgi alış verişini maksimum verimlilikte yapabilmektedir. Akıllı sınıfların en temel yapı taşı olan video konferans sistemleri, hem ses hem görüntü hem de bilgisayar verilerini aynı anda karşılıklı olarak aktarabilmekte, eğitmenin bulunduğu yerden ayrılmadan eş zamanlı olarak dünyanın neresinde olursa olsun pek çok nokta ile aynı anda yüz yüze iletişim kurmasını sağlamaktadır. Bu sistemde ses, görüntü ve dataların aynı anda yani senkronize biçimde ulaşması ve veri kaybına uğramaması sağlıklı iletişim için önemlidir. Alanında uzman eğitmen sayısının yeterli düzeyde olmaması nedeniyle, eğitim kurumları zaman zaman kadrolarında bulunan bu uzmanları başka kurumlara göndermekte veya başka kurumlardan getirtmektedir. Bu yöntem, uzmanın yeterli zamana veya kurumun yeterli finansmana sahip olmasına bağlı olarak gerçekleşebilmektedir. Hatta, süreç yurt dışından uzman eğitmen getirtilmesine kadar gitmektedir. Bu durum, uzman eğitmenlerin çok değerli olan zamanlarının planlanması ve yolda geçenzamanlarda taşınan riskleri de arkasından sürüklemektedir. İşte akıllı sınıflarda bulunan video konferans sistemleri bu sürecin olumsuzluklarını tamamen ortadan kaldırmakta, yolda geçen zamanların, oluşabilecek risklerin ve maddi giderlerin yok olmasını sağlamaktadır.

ÖZETLE

Bu sınıf (derslik) öğrenci odaklı tasarlanmış. Öğretmeni güdüleyen bir çok unsuru içeriyor. Velileri sınıfta görmek istiyor. Web sitesi ile şeffaf ve ödüllendirici. Eğitim teknolojilerini dikkatli ve optimum düzeyle kullanıyor.

Bu sınıfın oluşturulmasında emeği geçen başta sınıf öğretmenimizi, velileri ve okul idaresini tebrik ediyorum kendi adıma. Umarım örnek olur buna benzer işler yapmak isteyenlere. Bilgisayar ve interneti msn dışında kullanmayı bilmeyen techGurulara ithaf ediyorum bu yazıyı:) Sevgiler.

YAKINCA AKILLI SINIFI web sitesi : http://www.yakincaakillisiniflari.com/

Olcay Büyükçapar – 18 Ağustos 2010 Çarşamba

Son yıllarda, Milli Eğitim Bakanlığının okulları bt sınıfları ile donattığını bilmeyenimiz yoktur. Ayrıca yine Eğitime %100 Destek kampanyası ile eğitime bağış yapmak isteyenlerin bu bağışları, yüzde yüz vergi ödemesinden sayılıyor. Tüm bunların yanında artık okulları teknolojik imkânlarla donatma yarışında veliler de var!

Her sınıf kendi imkanlarıyla sadece kendi dersliğine özel sunum cihazı (data show, bilinen adıyla projeksiyon cihazı) almaya gayret gösteriyor. Kimi sınıflara tek veli, kimisine de bir kermes etkinliği maddi kaynak sağlamada yeterli oluyor. (Hiç imkânı olmayan okul ve sınıfların halen çoğunlukta olduğunu, bu yazıyı okuyan sizler gibi ben de kesinlikle biliyorum.)

Bu çılgınlığın birkaç ana nedeni var. En başta gelen “bizim çocuklarımız teknolojinin olanaklarından öğrenmede en çok yararlanan olsun” düşüncesi. Bir diğer –maalesef- “diğer sınıflarda var, o halde bizim çocukların da sınıflarında olmalı!”. İkincisi pek doğru olmasa da sonuçları bakımından sevindirici kabul edilebilir. Birinci neden zaten istediğimiz bilinçtir.
Bizim hayal olarak bir zamanlar düşlediğimiz bu olay, yaygınlaşmaya başladıkça doğru kullanımı üzerine de biraz tartışmak gerekiyor.

Sunum cihazı ile yapılan sunumları ve gösterileri bilgisayar destekli eğitim ile kesinlikle karıştırmamalıyız. Sunum cihazı ile tek yönlü bir aktarım söz konusudur. Alıcı olan öğrenci, aktaran olarak öğretmen ve ortam olarak da sunum cihazı rol oynar. Tek yönlü bilgi akışı öğrencinin öğrenme ortamına müdahale etmesini kısıtlat, öğretmen merkezli bir öğrenme etkinliğinin oluşmasına meydan verir. Bilindiği üzere, öğrenen bireylerin öğrenme stilleri birbirlerinden farklıdır. Öğrenme stratejileri birbirlerinden farklıdır. Öğrenme hızları birbirlerinden farklıdır. Sunum cihazı tek yönlü bilgi aktarımı yapmakta olduğundan, bu farklılıkları gözetmez. Ses, resim, grafik, video, animasyon ve çeşitli etkilerle renklendirilen öğrenme ortamları, öğrenmeye birçok yönden olumlu etki yapacaktır mutlaka. Ancak, öğrencilerin öğrenme ortamını kişiselleştirmelerini her daim önlemektedir. Öğretmen istediği yerde sunumu durdurabilir, oynatabilir, sorular sorarak etkileşimi arttırmaya çalışabilir; bu durum tek yönlü bilgi aktarımının tek yönlülüğünü değiştirmeyecektir.

Sunum cihazları daha renkli, sevimli, dikkat çekici öğrenme ortamları oluşturur. Çocukların ilgisini çabuk çekebilir, uzun süre ilgilerini bir noktaya toplayabilir. Fakat kitap gibi, video kaset gibi, video cd gibi nihayetinde o da tek yönlüdür. Kimi öğrenci, öğrenme stili gereği yeterli verimi alamayabilir. Kimi öğrenci ise öğrenme hızının kısıtlı kalması nedeni ile sunumlardaki, gösterimlerdeki bazı noktaları atlayabilir, gözden kaçırabilir.

Üstteki birkaç paragrafı özetleyeceğim; sunum cihazları (projeksiyon) ile yapılan öğrenme-öğretme etkinlikleri kaynak ->ortam -> alıcı düzleminde tek yönlüdür. Etkileşim ve öğrencinin yönlendirmesi söz konusu değildir.

Oysa bilgisayar destekli eğitim öğrencinin -mümkünse tek başına- bir bilgisayarı kullanması, eğitim yazılımına kişisel olarak hükmetmesi, onu yönlendirmesi anlamına gelir. Bu bilgisayardaki uygun eğitim yazılımları kullanarak sesi, görüntüyü, animasyonu, bağlantıları kullanmasını gerektirir. Öğrenci eğitim yazılımlarını kullanırken kimi zaman yazılımın oluşturduğu dünyanın içinde seyahat eder. Kendi tıklamalarıyla öğrenme etkinliğini kendisi bizzat yönetir. İstediği zaman yavaşlar, istediği zaman bildiği bölümleri atlar, istediği zaman pratik yapar, istediği zaman geriye dönüşlerle bilgisini pekiştirir, istediği zaman uygulamlar yaparak davranışını kavrama ve uygulama aşamalarına terfi ettirir. Tüm bunları kendi başına yönetir. (Eğer bir bilgisayarda birden fazla öğrenen varsa, bu durumda işbirlikli öğrenme teknikleri devreye girer, proje tabanlı öğrenme devreye girer, bilgisayar destekli eğitimin bunun gibi modern öğrenme teknikleriyle birleşiminden de çok verimli sonuçlar çıktığı çeşitli üniversitelerimizden çıkan BDE konulu akademik yayınlardan takip edilebilir.)

Örnek olay

Soru : Sınıfımızda zaten projeksiyon var! Neden öğrencilerimi BT Sınıfına kadar yorayım ki? İstediğim sunumu izletiyorum, istediğim eğitim filmini izletiyorum. Sorularımı da yansıtıyorum daha ne olsun. Bana BT Sınıfında ders işlemem için sebep gösterebilir misiniz?

Yanıt : Bir uzay yolculuğunda 30 öğrencinizi çıkardığınızı düşünün. Hepsi aynı anda aynı yıldıza mı bakmak isteyecektir? Öğrencileriniz birbirlerinden farklı bireyler olduklarından, her biri o anda belki uzayın başka bir noktasına bakmak isteyecektir. Biri Mars’ı merak ederken, bir diğeri dünya üzerindeki katmanlara bakacak, bir diğeri uzay mekiğinin içinde gezerek yer çekimsiz ortamın tadını çıkaracaktır. Sizce bu öğrencilere projeksiyonla (sunum cihazıyla) sizin kontrolünüzde uzay konulu sunumu ve uzay konulu filmi seyrettirmek mi, yoksa onlara birbirlerinden bağımsız keşif olanağı vererek uzayı yaşamalarını mı istersiniz? Sizce hangisi öğrencilerinizin öğrenme kalitesini arttıracaktır. Bilgimce, fikrimce, bilimsel araştırmalara göre ve deneyimlerime göre çok izleyen değil, çok yaşayan daha kaliteli bir öğrenme gerçekleştirecektir.

Bir öneri:

Yukarıdaki gibi bir yazılımı öğrencilerinize BT Sınıfında iki ders saati boyunca kullandırın. Ancak iki ders saati diyorum çünkü her öğrencinizin bir ders saatinde tek başına kullanmasını tavsiye ediyorum. Kulaklıklarını taksınlar. Bırakın yaşasınlar. 3.ders saatinde lütfen onlara bu gördüklerini, yaşadıklarını, izlenimlerini sorun. Hepsinden farklı bir bakış açısı yansıdığını göreceksiniz. Çünkü onlar aynı uzayın farklı mükemmel beyinleri, çünkü onlar bilgiyi, kavramayı, uygulamayı, analizi ve de sentezi çoktan hak ediyorlar. Onlar, bilgisayar destekli eğitimi hak ediyorlar.

Sonuç:

Her sınıfımızda bir sunum cihazı, bir bilgisayar, hatta akıllı tahtalar olsun. Ama Bilişim Teknolojisi Sınıflarımızın geniş olanaklarından da yararlanmayı ihmal etmeyiniz.

İyi çalışmalar, mutlu günler dilerim.

Olcay BÜYÜKÇAPAR
Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmeni