Bu bölümde ilk olarak sıkça birbirine karıştırılan eğitim ve öğretim kavramlarını açıklanacak, eğitim ile öğretim arasındaki ilişki ortaya konulacaktır, sonra da bilgisayar destekli eğitim sistemi yararları, sınırlılıkları, yöntemleri vb. başlıklar altında açıklanmaya çalışılacaktır.
Eğitim ve öğretim birbirlerinden bağımsız düşünemeyeceğimiz iki kavram. Öncelikle eğitimbilimcilerin eğitim tanımlarını inceleyelim.
Eğitim, belirlenen hedefler doğrultusunda bireylerin yaşantılarında, davranışlarında değişiklikler oluşturma sürecidir. Ertürk’e (1975) göre “eğitim, bireyin davranışında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değişme meydana getirme sürecidir”. Varış da (1981) eğitimin bireyin davranışların değişiklik oluşturduğunu savunurken özellikle “eğitim yoluyla kişinin amaçları, bilgileri, tavırları ve ahlak ölçülerinin de değiştiğini” belirtmektedir.
Eğitimin felsefi akımlarca, kendi düşünce sistemlerine uygun biçimde tanımları vardır. Sönmez’ in (1999) kitabında belirttiği üzere “İdealistler için, Tanrı’ ya ulaştırma süreci için yapılan etkinlikler, Realistler için, insanı toplumun başat değerlerine göre yetiştirme süreci, Marksistler için, çelişkiyi en aza indirip üretimde bulundurma süreci, Pragmatistler için, yaşantılar yoluyla kişide istendik davranış değişikliği oluşturma süreci, Varoluşçular için, insanı sınır durumuna getirme süreci” olarak tanımlanmaktadır. (s.2).
Dönmezer’ e (1996) göre eğitim, “belirli hedefler doğrultusunda en uygun program, araç – gereç ve yöntemleri kullanarak, bireyin kişiliğinin bir bütün olarak geliştirilmesini ve çevresine etkin bir şekilde uyum yapmasını amaçlayan dinamik bir süreçtir.” (s.5).
Eğitim, birçok yazar ve araştırmacı tarafından değişik şekillerde tanımlanmaktadır, bütün bu tanımların ortak özelliği eğitimin davranış değişikliği olarak düşünülebileceğidir. Bu anlamda öğrenmenin oluştuğu her durumda davranışların değişmesine yol açan bir eğitim sürecinden söz edilebileceği açıktır.
Öğretim ise , Açıkgöz’ ün (2000) Etkili Öğrenme ve Öğretme kitabında belirttiği üzere, Bruner’e (1966) göre öğrencinin gelişimine yardım eden bir süreçtir. Mouly (1973) öğretimi, “ öğrenci gelişimini teşvik etme stratejileri” olarak; Saylor, Alexander ve Lewis (1981) “öğrencilerin planlı öğrenme yaşantılarına katılması” olarak ele almaktadır. Glaser’ a (1976) göre öğretim, eğitimin “okulda ya da sınıf ortamında, planlı ve programlı bir biçimde yürütülen kısmıdır.”
Yazarların tanımlarında vurgulanan başlıca özellikler:
¯ Öğretim bir süreçtir.
¯ Öğretim planlıdır.
¯ Öğretim öğrenciyi geliştirmek, ona bir şeyler kazandırmak amacındadır.
¯ Öğretim öğrenmenin başlatılması ve sürdürülmesi etkinliklerini içermektedir.
Sonuç olarak öğretim, öğrenci gelişimini amaçlayan ve öğrenmenin başlatılması, sürdürülmesi ve gerçekleştirilmesi için düzenlenen planlı etkinliklerden oluşan bir süreç olarak ele alınabilir (Açıkgöz, 2000, s.11)
Sıkça karıştırılan ve birbirinin yerine kullanılan eğitim – öğretim kavramları arasındaki ilişki şekil 1.1 de gösterilmektedir.

Şekil1.1’
de görüldüğü gibi öğretim eğitim sisteminin içinde yer alan alt sistem ya da
süreçlerden biridir. Öğretimin eğitimin kendisi gibi düşünülmesi, öğretimin
bütün diğer süreçlerde yapılanların öğrenciye sunulduğu ve eğitimin sonuncul
amacı olan öğrenci gelişiminin sağlanmaya çalışıldığı bir süreç olmasından
kaynaklanmaktadır (Açıkgöz, 2000,13).
Bilgisayarın son yıllardaki hızlı gelişimi eğitim sistemlerini de etkileyerek değişiklikler yapılmasını zorunlu kılmıştır. Öğrenme - öğretme etkinlikleri ile okul yönetimi ve rehberlik gibi alanlarda eğitimin kalitesini yükseltmek amacıyla bilgisayarların kullanılması bilgisayar destekli eğitim modelini ortaya çıkarmıştır. Bilgisayarlar okullarımızda öğretim alanında, öğretme ve öğrenme etkinliklerini bireysel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde düzenlemek ayrıca eğitim hizmetlerini daha etkili ve verimli bir şekilde yürütmek çağdaş bir öğrenme- öğretme ortamı yaratmak amacıyla kullanılmaya başlamıştır.
Tekeli (1994) bilgisayar destekli eğitimin amacının bu
teknolojinin değişik kullanımlarını disiplin yönünden belirlemek olduğunu, aynı
zamanda da ilk ve orta dereceli okullarda bilgisayar araç ve gereçlerinin
kullanımının yaygınlaştırmak olduğunu vurgulamaktadır (s.93).
Bilgisayarlar eğitimin klasik sistemini ve yapısını değiştirip büyük bir devrim yapmışlardır. Günümüzde bilgisayarlar eğitimin her alanında kullanılmaktadır. Bu alanlar kısaca aşağıdaki gibidir (İşman, 2001 s.2). Eğitim araştırmaları,
1. Eğitim-öğretim ortamlarını planlama ve tasarım faaliyetleri,
2. Okul yönetiminin işlerinde, Okul bütçelerinin organizasyonu,
3. Öğrenci işleri,
4. Okul bütçelerinin organizasyonu,
5. Eğitim-öğretim faaliyetleri,
6.
Bilgisayar laboratuarları.
Güveli ve Baki (2000), bilgisayarların okullara gönderilmesiyle tüm sorunlar çözülemeyeceğini vurguladığı yazısında şöyle devam ediyor:
Okullar, çağın, toplumun bireyin değişen ve gelişen gereksinimlerini karşılamak üzere oluşturulan ve yenilenen örgütlerdir. Farklı okul türleri amaçlarında, çalışmalarında ve yaklaşımlarında farklılık göstermelerine rağmen, genelde öğrencilerin kişisel ve sosyal gelişimlerini gerçekleştirmelerine cevap verecek bilgi ve becerileri kazandırmak gibi hizmetleri sunmaktadır. Bugünkü toplum, okulların, öğrencileri teknolojik hayatta olan olayları anlayabilen, bilgili insanlar olarak yetiştirmesini bekler. Bu toplum aynı zamanda okulların, öğrencileri kendi yaşamları sırasında yeni bilgiler elde edebilsinler ve değişen durumları araştırıp inceleyebilsinler diye gerçek dünyayla yüz yüze gelmeye hazırlanmasını ister. Okullar bu yeni bilgi teknolojisini nasıl ele alacaklarını ve nasıl plan hazırlayacaklarını bilmelidir (Güveli ve Baki, 2000).
Bilgisayarların geliştirilmesiyle, eğitim teknolojisinde yeni bir dönem başlamıştır. Bu aracın eğitim sisteminde kullanılmasının zorunlu olduğu bu gün için bir gerçektir. Esasen bilgisayarla ilgili ilk araştırmalar üniversitelerde yapılmıştır. Bu konuda eğitim alanında ilk çalışmalar bilgisayarla ilgili dersler okutma şeklinde başlamıştır. Daha sonra bilgisayardan bir eğitim aracı olarak yararlanma çalışmalarına geçilmiştir. Bu yönüyle bilgisayar bir süre okul sınıfları dışında kullanılmıştır (orduda uçuş ve pilot eğitiminde benzeşim aracı olarak). Eğitimde makine ile öğretim üzerine inceleme çalışmaları yarım yüzyıldan fazla bir geçmişe kadar uzanmaktadır. 1920’lerde Pressey’in daha sonra Skinner’in geliştirdikleri öğretme makineleri bu konuda öncü hareketler olarak kabul edilmektedir. II. Dünya savaşı yıllarında Skinner yeni bir öğretme yöntemi geliştirmekte ve James Holland’la birlikte öğretme makinesini derslerinde kullanmaktadır. Çalışmalar sonunda meydana getirilen öğretim materyallerinin çoğu, daha çok, iyi bir öğrenme için hazırlanmış programlı öğretim kitapları şeklinde olmuş, bunların bilgisayara uygulanması bir maliyet olarak ortaya çıkmıştır (Alkan, 1985, s.149).
Bilgisayarın eğitimde kullanılması, esas itibariyle,
gör-işit tekniklerinin mantıki bir gelişimidir. Bununla beraber bu araç, diğer
yardımcı eğitim araçları yanında yer alırken temel öğretme kavramında köklü
değişikliklere yol açacağa benzemektedir. Teleskop ve mikroskobun insanın görme
alanını genişletmesi gibi, bilgisayarda birçok üstün yönleriyle insanın mantık
ve sezgisini, idrakını genişletmekte bilim ve eğitime katkıda bulunabilir
(Alkan, 1985, s.149).
Demirel vd.’ nin (2001) bilgisayar destekli eğitim tanımı şöyledir:
Bilgisayarların öğrenme – öğretme ve okul yönetimi ile ilgili bütün faaliyetlerde kullanılması “Bilgisayar Destekli Eğitim” olarak tanımlanabilir. Bilgisayar Destekli Eğitim denildiğinde eğitim – öğretim etkinlikleri sırasında eğitimi zenginleştirmek ve kalitesini yükseltmek için öğretmene yardımcı bir araç olarak bilgisayardan yararlanılması anlaşılmaktadır. Bilgisayar Destekli Eğitim, ülkemiz için gerekli olan bilgi teknolojileri çağını yakalayacak ve geçecek insan gücünün yetiştirilmesini amaçlanmaktadır. Eğitim kalitesini Bilgisayar Destekli Eğitim ile artırmak, ülkemizi bilim ve teknoloji alanında OECD[1] ülkelerinin seviyesine yaklaştırmak ve hatta yakalayıp geçmek ve bu sayede hızla gelişen teknolojiyi ülkemizin de yakalamasını sağlamaktır (s.116-117).
Bilgisayar destekli eğitim ile okul yönetiminde yapılan idari işlemler hızlanır, daha düzenli ve daha az hatayla yürütülür.
¯ Yönetim etkinlikleri hızlanır. Öğrenci kayıtları elektronik veri tabanlarında saklanabilir. Yazışmalar kelime işlem programları ile yapılabilir. Çizelgeler ve tablolar elektronik tablolama programlarıyla hazırlanabilir.
¯ Hatalar azalır ve yapılan hataların düzeltilmesi kolaylaşır. Yapılan işlemler elektronik olarak yapıldığı için düzeltmeler anında yapılabilir ve güncelleştirmeler hemen yapılabilir.
Bilgisayarların okullarda kullanma yolları aşağıdaki şekillerde sıralanabilir:
Ders yazılımları kullanılarak ders konularının öğretilmesinde,
Eğitsel yazılımlar kullanılarak problem çözme yeteneklerinin geliştirilmesinde,
Bilimsel çalışmalar için yazılımlar hazırlanmasında,
Ödev raporlarının sözcük işlemci programlar kullanılarak hazırlanmasında,
Günlük, yıllık ders planlarının bilgisayar ortamında hazırlanmasında,
Uygulama programlarının kullanılması ile öğrencilerin sanatsal yeteneklerinin geliştirilmesinde,
Bilgisayar okur yazarlığının öğretilmesinde,
Ölçme ve değerlendirme işlemlerinin yapılmasında (ör.Testlerin hazırlanması, sınavların değerlendirilmesi)
Rehberlik faaliyetlerinde,
İdari yazışmaların ve evrakların hazırlanmasında,
Öğrenci kayıtlarının yapılmasında ve saklanmasında,
Muhasebe işlerinin ( ör. maaşların hazırlanması) bilgisayar ortamında yapılmasında,
Öğrenci ve öğretmenlerle ilgili akademik bilgilerin toplanması ve değerlendirilmesi,
Eğitimle ilgili istatistiki bilgilerin toplanması,
korunması ve işlenmesinde, vb. durumlarda bilgisayarların kullanımı söz konusu
olabilir. (s.116-117).
Alkan (1998) ise bilgisayarın eğitimdeki işlevlerini şöyle sınıflandırıyor:
¯ Eğitsel verileri düzenleme ve değerlendirme: Bilgi işlem etkinliklerini kapsayan bu işlevi yerine getirmede bilgisayar eğitimle ilgili her türlü istatistiksel bilgilerin toplanması, korunması ve işlenmesi işlerini büyük bir hız ve güvenilirlikle yapabilir. Öğrenci ve öğretmenle ilgili kişisel ve akademik verileri değerlendirebilir. Her türlü lojistik bilgilerin kayıt ve hizmete arz edilmesini sağlar.
¯ Eğitim sektörünün yönetimi ile ilgili işlevler: Öğrenci programlarının yönetiminde karar verme sürecini uygun verilerle besleyebilir.
¯ Öğretim işlevi: Bilgisayar bu işlevin yerine getirilmesinde yorulmayan, bıkmayan bir öğretmen gibi hareket edebilir; ses, görme ve dokunma ile ilgili iletişim kanallarını kullanabilir. Uygun tarzda programlanmış bilgisayarlar hecelenecek kelime takdim edebilir; tekrarlanacak ses verebilir; izlenecek talimat verebilir; çekinmeden cevaplandırılabilecek imajlar ve semboller takdim edebilir; öğrenci performansını değerlendirebilir ve öğrenciye uygun öğrenme için yön verebilir. (s. 183-184).
Keser (1998) eğitimde teknolojinin kullanılması üzerine şunları söylemektedir:
Çağımızda bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler ekonomik sistemi olduğu kadar eğitimsel ve sosyal sistemleri de etkilemektedir. Günümüzde bilgi, gelişmiş toplumlarda ekonomik gelişmelerin anahtarı haline gelmiştir. Teknoloji ise eğitim sürecinin geliştirilmesinde önemli rol oynamaktadır. Bilgi teknolojisinin hızla gelişmesi, bilgi toplumlarının ortaya çıkmasına neden olmuş, toplumların yeni teknolojik gelişmeleri izlemeleri ve kendilerine uyarlamaları zorunlu hale gelmiştir. Bilginin ve öğrenci sayısının hızla artması bir takım sorunları da beraberinde getirmiş, eğitim sürecinin ve niteliğinin gelişmesinde önemli rol oynayan yeni teknolojilerin eğitim kurumlarına girmesi zorunlu hale gelmiştir. Söz konusu yeni teknolojik sistemlerden birisi de en etkili iletişim ve bireysel öğretim aracı olarak nitelendirilen bilgisayarlardır. (s.43).
Bu bölümde diğer ülkelerin bilgisayar destekli eğitim sistemine yaklaşımları ve yürütülmüş projeleri hakkında bilgiler bulunmaktadır.
Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği bölüm başkanı Prof. Dr. Petek Aşkar’ın (1991) “Bilgisayar destekli eğitimin yaygınlaştırılmasında temel stratejiler: Avrupa ülkelerinde son durum” başlıklı, Anadolu Üniversitesi BDE birimi eğitim teknolojisi ve bilgisayar destekli eğitim 1. Sempozyumu’na sunulan bildirisinde Avrupa ülkelerindeki bilgisayar destekli eğitim çalışmaları üzerine geniş bilgiler vermiştir.
Gelişmiş ülkelerin eğitim sistemleri incelendiğinde bilgisayar destekli eğitim adına büyük ve ciddi adımların 1983-1984 yıllarında atıldığı görülmektedir.
1984 yılında değişik derslere teknolojiyi yerleştirerek öğretim sürecini iyileştirmek, öğrenmenin verimliliğini artırmak ve yeni öğretim yöntemlerinin oluşması amacıyla program yürürlüğe konmuştur.
Norveç, eğitim yazılımlarının dükkandan alınamayacağını ve firmaların kaliteli yazılım üretemeyeceğini belirtmektedir. Çok yetenekli öğretmenlerin, yani kendi alanını çok iyi bilen öğretmenlerin yazılım geliştirme ve üretim sürecinde kullanılabileceği düşünülmüştür.
İlk çalışmalar 1971’ de başlamış ve 1974’ te okullarda bilgisayar kullanımı konusunda bir proje yürürlüğe konulmuş ve bunun sonuçları kullanılarak 1980 yılında bir uygulama programı kabul edilmiştir.
Projenin ilk yıllarında donanımı sağlayan firmadan yazılım da sağlanmıştır. Ancak 1985-1988 yılına kadar yazılım geliştirme işi Eğitim Bakanlığındaki bir grup tarafından yürütülmüştür. Bu grubun görevi, yazılım ihtiyacını ortaya çıkarmak ayrıca mevcut yazılımların listesini ve değerlendirilmesini yapmaktır. Sonuçta eğitim yazılımlarının kalitesinin istenilen düzeyde olmadığı ve bazı önlemleri