bÖLÜM 1

 

GİRİŞ

 

Bu bölümde ilk olarak sıkça birbirine karıştırılan eğitim ve öğretim kavramlarını açıklanacak, eğitim ile öğretim arasındaki ilişki ortaya konulacaktır,  sonra da bilgisayar destekli eğitim sistemi yararları, sınırlılıkları, yöntemleri vb. başlıklar altında açıklanmaya çalışılacaktır.

 

Eğitim ve Öğretim

Eğitim ve öğretim birbirlerinden bağımsız düşünemeyeceğimiz iki kavram. Öncelikle eğitimbilimcilerin eğitim tanımlarını inceleyelim.

Eğitim, belirlenen hedefler doğrultusunda bireylerin yaşantılarında, davranışlarında değişiklikler oluşturma sürecidir. Ertürk’e (1975) göre “eğitim, bireyin davranışında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik  değişme meydana getirme sürecidir”. Varış da (1981) eğitimin bireyin davranışların değişiklik oluşturduğunu savunurken özellikle “eğitim yoluyla kişinin amaçları, bilgileri, tavırları ve ahlak ölçülerinin de değiştiğini” belirtmektedir.

Eğitimin felsefi akımlarca, kendi düşünce sistemlerine uygun biçimde tanımları vardır. Sönmez’ in (1999)  kitabında belirttiği üzere  “İdealistler için, Tanrı’ ya ulaştırma süreci için yapılan etkinlikler, Realistler için, insanı toplumun başat değerlerine göre yetiştirme süreci, Marksistler için, çelişkiyi en aza indirip üretimde bulundurma süreci, Pragmatistler için, yaşantılar yoluyla kişide istendik davranış değişikliği oluşturma süreci, Varoluşçular için, insanı sınır durumuna getirme süreci” olarak tanımlanmaktadır. (s.2).

Dönmezer’ e (1996) göre eğitim, “belirli hedefler doğrultusunda en uygun program, araç – gereç ve yöntemleri kullanarak, bireyin kişiliğinin bir bütün olarak geliştirilmesini ve çevresine etkin bir şekilde uyum yapmasını amaçlayan dinamik bir süreçtir.” (s.5).

Eğitim, birçok yazar ve araştırmacı tarafından değişik şekillerde tanımlanmaktadır, bütün bu tanımların ortak özelliği eğitimin davranış değişikliği olarak düşünülebileceğidir. Bu anlamda öğrenmenin oluştuğu her durumda davranışların değişmesine yol açan bir eğitim sürecinden söz edilebileceği açıktır.

 

Öğretim ise , Açıkgöz’ ün (2000) Etkili Öğrenme ve Öğretme kitabında belirttiği üzere, Bruner’e (1966) göre öğrencinin gelişimine yardım eden bir süreçtir. Mouly (1973) öğretimi, “ öğrenci gelişimini teşvik etme stratejileri” olarak; Saylor, Alexander ve Lewis (1981) “öğrencilerin planlı öğrenme yaşantılarına katılması” olarak ele almaktadır. Glaser’ a (1976) göre öğretim, eğitimin “okulda ya da sınıf ortamında, planlı ve programlı bir biçimde yürütülen kısmıdır.

Yazarların tanımlarında vurgulanan başlıca özellikler:

¯      Öğretim bir süreçtir.

¯      Öğretim planlıdır.

¯      Öğretim öğrenciyi geliştirmek, ona bir şeyler kazandırmak amacındadır.

¯      Öğretim öğrenmenin başlatılması ve sürdürülmesi etkinliklerini içermektedir.

Sonuç olarak öğretim, öğrenci gelişimini amaçlayan ve öğrenmenin başlatılması, sürdürülmesi ve gerçekleştirilmesi için düzenlenen planlı etkinliklerden oluşan bir süreç olarak ele alınabilir (Açıkgöz, 2000, s.11)

Sıkça karıştırılan ve birbirinin yerine kullanılan eğitim – öğretim kavramları arasındaki ilişki şekil 1.1 de gösterilmektedir.

Şekil1.1’ de görüldüğü gibi öğretim eğitim sisteminin içinde yer alan alt sistem ya da süreçlerden biridir. Öğretimin eğitimin kendisi gibi düşünülmesi, öğretimin bütün diğer süreçlerde yapılanların öğrenciye sunulduğu ve eğitimin sonuncul amacı olan öğrenci gelişiminin sağlanmaya çalışıldığı bir süreç olmasından kaynaklanmaktadır (Açıkgöz, 2000,13).

           

 

1.BİLGİSAYAR DESTEKLİ EĞİTİM

Bilgisayarın son yıllardaki hızlı gelişimi eğitim sistemlerini de etkileyerek değişiklikler yapılmasını zorunlu kılmıştır. Öğrenme - öğretme etkinlikleri ile okul yönetimi ve rehberlik gibi alanlarda eğitimin kalitesini yükseltmek amacıyla bilgisayarların kullanılması bilgisayar destekli eğitim modelini ortaya çıkarmıştır. Bilgisayarlar okullarımızda öğretim alanında, öğretme ve öğrenme etkinliklerini bireysel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde düzenlemek ayrıca eğitim hizmetlerini daha etkili ve verimli bir şekilde yürütmek çağdaş bir öğrenme- öğretme ortamı yaratmak amacıyla kullanılmaya başlamıştır.

Tekeli (1994) bilgisayar destekli eğitimin amacının bu teknolojinin değişik kullanımlarını disiplin yönünden belirlemek olduğunu, aynı zamanda da ilk ve orta dereceli okullarda bilgisayar araç ve gereçlerinin kullanımının yaygınlaştırmak olduğunu vurgulamaktadır (s.93).

Bilgisayarlar eğitimin klasik sistemini ve yapısını değiştirip büyük  bir devrim yapmışlardır. Günümüzde bilgisayarlar eğitimin her alanında kullanılmaktadır. Bu alanlar kısaca aşağıdaki gibidir (İşman, 2001 s.2). Eğitim  araştırmaları,

1.      Eğitim-öğretim ortamlarını planlama ve tasarım faaliyetleri,

2.      Okul yönetiminin işlerinde, Okul bütçelerinin organizasyonu,

3.      Öğrenci işleri,

4.      Okul bütçelerinin organizasyonu,

5.      Eğitim-öğretim faaliyetleri,

6.       Bilgisayar laboratuarları.

 

Güveli ve Baki (2000), bilgisayarların okullara gönderilmesiyle tüm sorunlar çözülemeyeceğini vurguladığı yazısında şöyle devam ediyor:

Okullar, çağın, toplumun bireyin değişen ve gelişen gereksinimlerini karşılamak üzere oluşturulan ve yenilenen örgütlerdir. Farklı okul türleri amaçlarında, çalışmalarında ve yaklaşımlarında farklılık göstermelerine rağmen, genelde öğrencilerin kişisel ve sosyal gelişimlerini gerçekleştirmelerine cevap verecek bilgi ve becerileri kazandırmak gibi hizmetleri sunmaktadır. Bugünkü toplum, okulların, öğrencileri teknolojik hayatta olan olayları anlayabilen, bilgili insanlar olarak yetiştirmesini bekler. Bu toplum aynı zamanda okulların, öğrencileri kendi yaşamları sırasında yeni bilgiler elde edebilsinler ve değişen durumları araştırıp inceleyebilsinler diye gerçek dünyayla yüz yüze gelmeye hazırlanmasını ister. Okullar bu yeni bilgi teknolojisini nasıl ele alacaklarını ve nasıl plan hazırlayacaklarını bilmelidir (Güveli ve Baki, 2000).

Bilgisayarların geliştirilmesiyle, eğitim teknolojisinde yeni bir dönem başlamıştır. Bu aracın eğitim sisteminde kullanılmasının zorunlu olduğu bu gün için bir gerçektir. Esasen bilgisayarla ilgili ilk araştırmalar üniversitelerde yapılmıştır. Bu konuda eğitim alanında ilk çalışmalar bilgisayarla ilgili dersler okutma şeklinde başlamıştır. Daha sonra bilgisayardan bir eğitim aracı olarak yararlanma çalışmalarına geçilmiştir. Bu yönüyle bilgisayar bir süre okul sınıfları dışında kullanılmıştır (orduda uçuş ve pilot eğitiminde benzeşim aracı olarak). Eğitimde makine ile öğretim üzerine inceleme çalışmaları yarım yüzyıldan fazla bir geçmişe kadar uzanmaktadır. 1920’lerde Pressey’in daha sonra Skinner’in geliştirdikleri öğretme makineleri bu konuda öncü hareketler olarak kabul edilmektedir. II. Dünya savaşı yıllarında Skinner yeni bir öğretme yöntemi geliştirmekte ve James Holland’la birlikte öğretme makinesini derslerinde kullanmaktadır. Çalışmalar sonunda meydana getirilen öğretim materyallerinin çoğu, daha çok, iyi bir öğrenme için hazırlanmış programlı öğretim kitapları şeklinde  olmuş, bunların bilgisayara uygulanması bir maliyet olarak ortaya çıkmıştır  (Alkan, 1985, s.149).

Bilgisayarın eğitimde kullanılması, esas itibariyle, gör-işit tekniklerinin mantıki bir gelişimidir. Bununla beraber bu araç, diğer yardımcı eğitim araçları yanında yer alırken temel öğretme kavramında köklü değişikliklere yol açacağa benzemektedir. Teleskop ve mikroskobun insanın görme alanını genişletmesi gibi, bilgisayarda birçok üstün yönleriyle insanın mantık ve sezgisini, idrakını genişletmekte bilim ve eğitime katkıda bulunabilir (Alkan, 1985, s.149). 

 

 Demirel vd.’ nin (2001)  bilgisayar destekli eğitim tanımı şöyledir:

Bilgisayarların öğrenme – öğretme ve okul yönetimi ile ilgili bütün faaliyetlerde kullanılması “Bilgisayar Destekli Eğitim” olarak tanımlanabilir. Bilgisayar Destekli Eğitim denildiğinde eğitim – öğretim etkinlikleri sırasında eğitimi zenginleştirmek ve kalitesini yükseltmek için öğretmene yardımcı bir araç olarak bilgisayardan yararlanılması anlaşılmaktadır. Bilgisayar Destekli Eğitim, ülkemiz için gerekli olan bilgi teknolojileri çağını yakalayacak ve geçecek insan gücünün yetiştirilmesini amaçlanmaktadır. Eğitim kalitesini Bilgisayar Destekli Eğitim ile artırmak, ülkemizi bilim ve teknoloji alanında OECD[1] ülkelerinin seviyesine yaklaştırmak ve hatta yakalayıp geçmek ve bu sayede hızla gelişen teknolojiyi ülkemizin de yakalamasını sağlamaktır (s.116-117).

 

Bilgisayar destekli eğitim ile okul yönetiminde yapılan idari işlemler hızlanır, daha düzenli ve daha az hatayla yürütülür.

¯      Yönetim etkinlikleri hızlanır. Öğrenci kayıtları elektronik veri tabanlarında saklanabilir. Yazışmalar kelime işlem programları ile yapılabilir. Çizelgeler ve tablolar elektronik tablolama programlarıyla hazırlanabilir. 

¯      Hatalar azalır ve yapılan hataların düzeltilmesi kolaylaşır. Yapılan işlemler elektronik olarak yapıldığı için düzeltmeler anında yapılabilir ve güncelleştirmeler hemen yapılabilir.

Kurumda iletişim verimi yükselir. Birbirlerine bir iletişim ağı ile bağlı olan eğitim kurumları arasında iletişim hızlı ve daha ucuz bir şekilde gerçekleşebilir. Üst kurumlardan (ör.MEB[2]) gelen yazılar, bildiriler, genelgeler, yasalar ve yönetmelikler, programlar kurumlara elektronik yolla gönderilebilir (Demirel vd, 2001,122).

 

Bilgisayarların  okullarda kullanma yolları aşağıdaki şekillerde sıralanabilir:

Ders yazılımları kullanılarak ders konularının öğretilmesinde,

Eğitsel yazılımlar kullanılarak problem çözme yeteneklerinin geliştirilmesinde,

Bilimsel çalışmalar için yazılımlar hazırlanmasında,

Ödev raporlarının sözcük işlemci programlar kullanılarak hazırlanmasında,

Günlük, yıllık ders planlarının bilgisayar ortamında hazırlanmasında,

      Uygulama programlarının kullanılması ile öğrencilerin sanatsal yeteneklerinin geliştirilmesinde,

      Bilgisayar okur yazarlığının öğretilmesinde,

Ölçme ve değerlendirme işlemlerinin yapılmasında (ör.Testlerin hazırlanması, sınavların değerlendirilmesi)

Rehberlik faaliyetlerinde,

İdari yazışmaların ve evrakların hazırlanmasında,

Öğrenci kayıtlarının yapılmasında ve saklanmasında,

Muhasebe işlerinin ( ör. maaşların hazırlanması) bilgisayar ortamında yapılmasında,

Öğrenci ve öğretmenlerle ilgili akademik bilgilerin toplanması ve değerlendirilmesi,

Eğitimle ilgili istatistiki bilgilerin toplanması, korunması ve işlenmesinde, vb. durumlarda bilgisayarların kullanımı söz konusu olabilir. (s.116-117).

 

Alkan (1998) ise bilgisayarın eğitimdeki işlevlerini şöyle sınıflandırıyor:

¯      Eğitsel verileri düzenleme ve değerlendirme: Bilgi işlem etkinliklerini kapsayan bu işlevi yerine getirmede bilgisayar eğitimle ilgili her türlü istatistiksel bilgilerin toplanması, korunması ve işlenmesi işlerini büyük bir hız ve güvenilirlikle yapabilir. Öğrenci ve öğretmenle ilgili kişisel ve akademik verileri değerlendirebilir. Her türlü lojistik bilgilerin kayıt ve hizmete arz edilmesini sağlar.

¯      Eğitim sektörünün yönetimi ile ilgili işlevler: Öğrenci programlarının yönetiminde karar verme sürecini uygun verilerle besleyebilir.

¯      Öğretim işlevi: Bilgisayar bu işlevin yerine getirilmesinde yorulmayan, bıkmayan bir öğretmen gibi hareket edebilir; ses, görme ve dokunma ile ilgili iletişim kanallarını kullanabilir. Uygun tarzda programlanmış bilgisayarlar hecelenecek kelime takdim edebilir; tekrarlanacak ses verebilir; izlenecek talimat verebilir; çekinmeden cevaplandırılabilecek imajlar ve semboller takdim edebilir; öğrenci performansını değerlendirebilir ve öğrenciye uygun öğrenme için yön verebilir. (s. 183-184).

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler eğitim sistemlerinde bilgisayarları etkili olarak nasıl kullanabileceklerini araştırmaktadırlar. Hawkridge (1990)’e göre gelişmekte olan ülkelerde bilgisayar kullanımın dayandığı temel esaslar şunlardır (Uşun, 2000, s.212):

¯      Sosyal esas: öğrenciler dünyada olup bitenden haberdar olmalıdırlar. Bilgisayar toplumun her yerinde önemli bir yer almaktadır. Eğer okullar öğrencileri toplum için yetiştiriyorsa bilgisayar bilgisi vermek zorundadır.

¯      Mesleki esas: öğrencilere bilgisayarı kullanmak ve  programlamak güven kazandırmakta, belki de gelecekte bununla ilgili bir meslek seçmelerine neden olabilmektedir.

¯      Pedagojik esas: öğrenciler bilgi ve sanat dallarının bir çok konularını  bilgisayar yoluyla daha iyi öğrenmektedirler.

¯      Hızlandırma esası: bilgisayar kullanımı ile okullar, olumlu değişiklikler yapabilmektedirler. Öğretim ve yönetim bundan yararlanabilmektedir. Bilgisayar bulunduran okullarda öğretmenler, veliler ve öğrenciler değişikliğe daha açık olmaktadırlar. Bilgisayar öğrencilerin ezberleme yüklerini hafifletmekte ve azaltmaktadır.

¯      Teknoloji bilgisinin sanayi esası: gelişmekte olan yerli sanayi kesimi, okullarda yerli bilgisayarların yayılmasını istemektedir. Bu da milli sanayii desteklemek anlamına gelmektedir.

¯      Az külfet esası: bilgisayarla eğitimin, öğretimin ekonomik külfetinden daha az bir külfetle yapılabileceği öne sürülmektedir. Çünkü bilgisayarın üretimi arttıkça birim maliyeti düşmekte, öğretmen maaşları artmaktadır.            

Keser (1998) eğitimde teknolojinin kullanılması üzerine şunları söylemektedir:

Çağımızda bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler ekonomik sistemi  olduğu kadar eğitimsel ve sosyal sistemleri de  etkilemektedir. Günümüzde bilgi, gelişmiş toplumlarda ekonomik gelişmelerin anahtarı haline gelmiştir. Teknoloji ise eğitim sürecinin geliştirilmesinde önemli rol  oynamaktadır. Bilgi teknolojisinin hızla gelişmesi, bilgi toplumlarının ortaya çıkmasına neden olmuş, toplumların yeni teknolojik gelişmeleri izlemeleri ve kendilerine uyarlamaları zorunlu hale gelmiştir. Bilginin ve öğrenci sayısının hızla artması bir takım sorunları da beraberinde getirmiş, eğitim sürecinin ve niteliğinin gelişmesinde önemli rol oynayan yeni teknolojilerin eğitim kurumlarına girmesi zorunlu hale gelmiştir. Söz konusu yeni teknolojik sistemlerden birisi de en etkili iletişim ve bireysel öğretim aracı olarak nitelendirilen bilgisayarlardır. (s.43).

 

 

1.1. Türkiye’ de Bilgisayar Destekli Eğitim

Bu bölümde, Türkiye’ de bilgisayar destekli eğitime yönelik çalışmaların ne zaman başladığı ve kaç bilgisayarın okullara gönderildiği hakkında sayısal bilgiler verilecektir.

 1984 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen “yeni enformasyon ve iletişim teknolojisi” çalışmaları çerçevesinde 1100 mikro bilgisayarın orta öğretim kurumlarına alınmasıyla bilgisayar okur yazarlığı eğitimi başlamıştır. Daha sonra özellikle orta öğretim düzeyinde, bilgisayar eğitiminden ziyade, diğer ülkelerde olduğu gibi bilgisayarın bir eğitim aracı olarak kullanıldığı bilgisayar destekli eğitimde kullanılma çalışmaları başlatılmıştır.

 1985-1986 öğretim yılından itibaren 101 orta dereceli okula, bir tanesi öğretmene 10 tanesi öğrenciye olmak üzere toplam 1111 adet bilgisayar sağlanmıştır. Her okulda iki öğretmen 5 hafta süre ile hizmet içi eğitim kurslarına alınarak yetiştirilmiştir. Ticaret, Turizm-Otelcilik okullarında başlatılan çalışmada 13 okula, 10’ ar adet olmak üzere toplam 130 adet bilgisayar dağıtılmıştır. Öğretmenlerin hizmet içi eğitimi tüm okullara yaygınlaştırılmış, 3 saatlik bilgisayar dersi her okula konmuştur.

1988-1989 yılından itibaren Ticaret ve Teknik Eğitimle ilgili orta dereceli okullarda Dünya Bankası kredisiyle başlatılan “Endüstriyel Okullar Projesi” çerçevesinde 805 bilgisayar kullanılmaya başlamıştır. Bilgisayar donanımcılığı bakım ve onarım konularında yazılım  kullanımı konusuna da ağırlık verilmiş ve iki önemli yazılım paketi satın alınmıştır.

1989-1991 yıllarında bilgisayarla ilgili  olarak Milli Eğitim Bakanlığı’nca yapılan eğitim ve öğretim faaliyetlerini dört ana başlık altında toplamak mümkündür.

¯      Bilgisayar Destekli Eğitim (Öncelik ve ağırlık sırasıyla, müfredat programları, yazılım, öğretmen eğitimi, donanım, bakım ve onarım)

¯      Bilgisayar programlama

¯      Bilgisayarın tanıtılması

¯      Bilgisayar bakım ve onarım teknisyenliği

 

Geçmişte yapılan uygulamalardan yapılan bilgi, birikim ve deneyim göz önünde bulundurularak Milli Eğitim Bakanlığı, firmaları okullarda bilgisayar destekli eğitimi uygulamaya davet etmiştir. Firmaların uyguladığı bilgisayar destekli eğitim projesinde pilot uygulamalar için Türkiye genelinde çeşitli illerden toplam 160 okul seçilmiştir. İlk ve orta okullardan ise 17’si yerli 11’i yabancı olmak üzere 28 firma uygulamaya katılmak için müracaat etmişlerdir. Bu firmaların  bir kısmı birkaç haftalık programlarının gösterisini yaptıktan sonra uygulamalarına son vermiş firmaların çoğunluğu ise uygulamalarını yıl sonuna kadar sürdürmüşlerdir. Diğer yandan okullarda halen mevcut bilgisayarların etkin kullanımını sağlamak için üniversiteler de bu programın içine dahil edilmiştir.

Yapılan envanter çalışmaları ile 1993 yılına kadar Türkiye'de orta öğretim kurumlarının %11-12’sinde bilgisayar laboratuarı bulunduğu tespit edilmiştir. Bu laboratuarların kullanım zamanlarının %70’i bilgisayar eğitimine %30’u ise bilgisayar destekli eğitime ayrılmaktadır.

Türkiye' de 15 yıllık geçmişi bulunan, büyük umutlarla başlayıp sürekliliği sağlanamayan  bilgisayar destekli eğitim projelerinin bilançosunda yaklaşık 1000 okula bilgisayar laboratuarı kurulmuştur. 8 yıllık eğitim çalışmalar kapsamında eğitim için kaynaklar yaratılmasıyla birlikte bilgisayar destekli eğitimi projeleri hız kazanmış “Eğitimde Çağı Yakalamak 2000” adı verilen proje kapsamı içinde 1998 yılında 6200 ilköğretim okulunun bilgisayar destekli eğitime başlaması öngörülmüştür. Bu proje çerçevesinde en önemli noktalardan birisi de bilgisayar destekli eğitimi yazılımı geliştirilmesidir. Öncelikle Türkçe, Matematik, Fen Bilgisi, Yabancı Dil, Sosyal Bilgiler derslerine ait yazılımların kullanıma sunulması ve ayrıca Türkiye'de 70000 okulun İnternet'e bağlanması için TT[3] NET projesinden yararlanılması düşünülmüştür (Uşun, 2000, s.216).

 

Milli Eğitim Bakanlığının bilgi teknolojisi sınıfları konusunda “2001 Yılı Başında Milli Eğitim” kitabında yaptığı açıklama:

İlköğretimin kalitesinin artırılması için yürütülmekte olan faaliyetlerden birisi de bilgi teknolojisinin eğitim programına dahil edilmesidir. Bu faaliyetler dahilinde temel eğitim programının I. fazında 80 il ve her ilçede en az 2 ilköğretim okulunda bilgi teknolojisi sınıfı kurulması hedeflenmiştir. Bu doğrultuda, 2 bin 451 ilköğretim okuluna 2 bin 827 bilgi teknolojisi sınıfı kurulması uygun görülmüştür. Bu okullara bilgi teknolojisi sınıfı kurma çalışmaları, Marmara Bölgesi dışında tamamlanmıştır. Bu okullar için satın alınan eğitim yazılımlarının dağıtımları da tamamlanmıştır. Yazılımların kurulması işlemleri sürdürülmektedir.

İkinci grupta yer alan 3 bin ilköğretim okuluna daha oluşturulması planlanan BT[4]  sınıfları için okullar belirlenmiş, bu okullara “bilgisayar donanım ve ofis yazılımı, eğitim yazılımları” satın alımı ile ilgili çalışmalar ise sürdürülmektedir. Diğer yandan, okullarda bilgi teknolojisi sınıflarının verimli kullanımı için hazırlanmakta olan “BT sınıfları kullanım kılavuzu” da tamamlanmak üzeredir.

2 bin 802 ilköğretim okulundaki bilgi teknolojisi sınıfları için uluslar arası ihale yoluyla 3 bin 41 adet televizyon ve 4 bin 740 adet tepegöz alınarak, okullara dağıtımı tamamlanmıştır. Televizyon ve tepegöz dağıtımları tamamlanan 2 bin 802 ilköğretim okuluna video teçhizatı ile ülke genelindeki 3 bin ilköğretim okuluna daha televizyon, video teçhizatı ve tepegöz alınması yönündeki çalışmalar tamamlanmak üzeredir. Söz konusu okullara, bu materyallerle birlikte eğitsel içerikli video kaset ve tepegözlerde kullanılmak üzere saydam alınması çalışmaları da son aşamaya gelmiş bulunmaktadır. Ayrıca bastırılan “saydam hazırlama el kitabı” dağıtımları da tamamlanmıştır.

İlköğretim okullarındaki bilgi teknolojisi sınıflarında:

¯      Bilgisayarlar,

¯      Yazıcılar,

¯      Eğitim yazılımları,

¯      Eğitsel içerikli oyunlar,

¯      Elektronik referanslar,

¯      Video, tepegöz ve televizyon,

¯      Eğitsel içerikli video kaset ve saydamlar,

¯      Ofis yazılımları,

¯      Bilgisayar okur yazarlığı için ofis yazılımları

bulunacaktır.

 

            Sonuç olarak bilginin öğrencilere kısa zamanda, ekonomik ve kalıcı olarak verilmesi arayışları, okuldaki idari yazışmaların, kayıt, kabul işlerinin hızlı yapılabilmesi istekleri, bilgisayar destekli eğitim sistemine geçişi zorunlu kılmıştır. Seçilen pilot okullarda (MLO[5]) yukarıda anlatılan tüm araçların varolduğu ancak öğretmenlerin nasıl kullanacaklarını bilmemeleri ya da alışılagelmiş yöntemlerinden vazgeçmek istemeyişleri gerekçeleriyle dolaplarda saklandıkları gerçeğine de dikkati çekmek gereklidir.

 

1.2. Dünya ’ da Bilgisayar Destekli Eğitim

 

Bu bölümde diğer ülkelerin bilgisayar destekli eğitim sistemine yaklaşımları  ve yürütülmüş projeleri hakkında bilgiler bulunmaktadır.

 

Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği bölüm başkanı Prof. Dr. Petek Aşkar’ın (1991) “Bilgisayar destekli eğitimin yaygınlaştırılmasında temel stratejiler: Avrupa ülkelerinde son durum” başlıklı, Anadolu Üniversitesi BDE birimi eğitim teknolojisi ve bilgisayar destekli eğitim 1. Sempozyumu’na sunulan bildirisinde Avrupa ülkelerindeki bilgisayar destekli eğitim çalışmaları üzerine geniş bilgiler vermiştir.

Gelişmiş ülkelerin eğitim sistemleri incelendiğinde bilgisayar destekli eğitim adına büyük ve ciddi adımların 1983-1984 yıllarında atıldığı görülmektedir.

 

Norveç

 

1984 yılında değişik derslere teknolojiyi yerleştirerek öğretim sürecini iyileştirmek, öğrenmenin verimliliğini artırmak ve yeni öğretim yöntemlerinin oluşması amacıyla program yürürlüğe konmuştur.

Norveç, eğitim yazılımlarının dükkandan alınamayacağını ve firmaların kaliteli yazılım üretemeyeceğini belirtmektedir. Çok yetenekli öğretmenlerin, yani kendi alanını çok iyi bilen öğretmenlerin yazılım geliştirme ve üretim sürecinde kullanılabileceği düşünülmüştür.

 

 

İsveç

 

İlk çalışmalar 1971’ de başlamış ve 1974’ te okullarda bilgisayar kullanımı konusunda bir proje yürürlüğe konulmuş ve bunun sonuçları kullanılarak 1980 yılında bir uygulama programı kabul edilmiştir.

Projenin ilk yıllarında donanımı sağlayan firmadan yazılım da sağlanmıştır. Ancak 1985-1988 yılına kadar yazılım geliştirme işi Eğitim Bakanlığındaki bir grup tarafından yürütülmüştür. Bu grubun görevi, yazılım ihtiyacını ortaya çıkarmak ayrıca mevcut yazılımların listesini ve değerlendirilmesini yapmaktır. Sonuçta eğitim yazılımlarının kalitesinin istenilen düzeyde olmadığı ve bazı önlemleri