1.BİLGİSAYAR DESTEKLİ EĞİTİM

Bilgisayarın son yıllardaki hızlı gelişimi eğitim sistemlerini de etkileyerek değişiklikler yapılmasını zorunlu kılmıştır. Öğrenme - öğretme etkinlikleri ile okul yönetimi ve rehberlik gibi alanlarda eğitimin kalitesini yükseltmek amacıyla bilgisayarların kullanılması bilgisayar destekli eğitim modelini ortaya çıkarmıştır. Bilgisayarlar okullarımızda öğretim alanında, öğretme ve öğrenme etkinliklerini bireysel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde düzenlemek ayrıca eğitim hizmetlerini daha etkili ve verimli bir şekilde yürütmek çağdaş bir öğrenme- öğretme ortamı yaratmak amacıyla kullanılmaya başlamıştır.

Tekeli (1994) bilgisayar destekli eğitimin amacının bu teknolojinin değişik kullanımlarını disiplin yönünden belirlemek olduğunu, aynı zamanda da ilk ve orta dereceli okullarda bilgisayar araç ve gereçlerinin kullanımının yaygınlaştırmak olduğunu vurgulamaktadır (s.93).

Bilgisayarlar eğitimin klasik sistemini ve yapısını değiştirip büyük  bir devrim yapmışlardır. Günümüzde bilgisayarlar eğitimin her alanında kullanılmaktadır. Bu alanlar kısaca aşağıdaki gibidir (İşman, 2001 s.2). Eğitim  araştırmaları,

1.      Eğitim-öğretim ortamlarını planlama ve tasarım faaliyetleri,

2.      Okul yönetiminin işlerinde, Okul bütçelerinin organizasyonu,

3.      Öğrenci işleri,

4.      Okul bütçelerinin organizasyonu,

5.      Eğitim-öğretim faaliyetleri,

6.       Bilgisayar laboratuarları.

 

Güveli ve Baki (2000), bilgisayarların okullara gönderilmesiyle tüm sorunlar çözülemeyeceğini vurguladığı yazısında şöyle devam ediyor:

Okullar, çağın, toplumun bireyin değişen ve gelişen gereksinimlerini karşılamak üzere oluşturulan ve yenilenen örgütlerdir. Farklı okul türleri amaçlarında, çalışmalarında ve yaklaşımlarında farklılık göstermelerine rağmen, genelde öğrencilerin kişisel ve sosyal gelişimlerini gerçekleştirmelerine cevap verecek bilgi ve becerileri kazandırmak gibi hizmetleri sunmaktadır. Bugünkü toplum, okulların, öğrencileri teknolojik hayatta olan olayları anlayabilen, bilgili insanlar olarak yetiştirmesini bekler. Bu toplum aynı zamanda okulların, öğrencileri kendi yaşamları sırasında yeni bilgiler elde edebilsinler ve değişen durumları araştırıp inceleyebilsinler diye gerçek dünyayla yüz yüze gelmeye hazırlanmasını ister. Okullar bu yeni bilgi teknolojisini nasıl ele alacaklarını ve nasıl plan hazırlayacaklarını bilmelidir (Güveli ve Baki, 2000).

Bilgisayarların geliştirilmesiyle, eğitim teknolojisinde yeni bir dönem başlamıştır. Bu aracın eğitim sisteminde kullanılmasının zorunlu olduğu bu gün için bir gerçektir. Esasen bilgisayarla ilgili ilk araştırmalar üniversitelerde yapılmıştır. Bu konuda eğitim alanında ilk çalışmalar bilgisayarla ilgili dersler okutma şeklinde başlamıştır. Daha sonra bilgisayardan bir eğitim aracı olarak yararlanma çalışmalarına geçilmiştir. Bu yönüyle bilgisayar bir süre okul sınıfları dışında kullanılmıştır (orduda uçuş ve pilot eğitiminde benzeşim aracı olarak). Eğitimde makine ile öğretim üzerine inceleme çalışmaları yarım yüzyıldan fazla bir geçmişe kadar uzanmaktadır. 1920’lerde Pressey’in daha sonra Skinner’in geliştirdikleri öğretme makineleri bu konuda öncü hareketler olarak kabul edilmektedir. II. Dünya savaşı yıllarında Skinner yeni bir öğretme yöntemi geliştirmekte ve James Holland’la birlikte öğretme makinesini derslerinde kullanmaktadır. Çalışmalar sonunda meydana getirilen öğretim materyallerinin çoğu, daha çok, iyi bir öğrenme için hazırlanmış programlı öğretim kitapları şeklinde  olmuş, bunların bilgisayara uygulanması bir maliyet olarak ortaya çıkmıştır  (Alkan, 1985, s.149).

Bilgisayarın eğitimde kullanılması, esas itibariyle, gör-işit tekniklerinin mantıki bir gelişimidir. Bununla beraber bu araç, diğer yardımcı eğitim araçları yanında yer alırken temel öğretme kavramında köklü değişikliklere yol açacağa benzemektedir. Teleskop ve mikroskobun insanın görme alanını genişletmesi gibi, bilgisayarda birçok üstün yönleriyle insanın mantık ve sezgisini, idrakını genişletmekte bilim ve eğitime katkıda bulunabilir (Alkan, 1985, s.149). 

 

 Demirel vd.’ nin (2001)  bilgisayar destekli eğitim tanımı şöyledir:

Bilgisayarların öğrenme – öğretme ve okul yönetimi ile ilgili bütün faaliyetlerde kullanılması “Bilgisayar Destekli Eğitim” olarak tanımlanabilir. Bilgisayar Destekli Eğitim denildiğinde eğitim – öğretim etkinlikleri sırasında eğitimi zenginleştirmek ve kalitesini yükseltmek için öğretmene yardımcı bir araç olarak bilgisayardan yararlanılması anlaşılmaktadır. Bilgisayar Destekli Eğitim, ülkemiz için gerekli olan bilgi teknolojileri çağını yakalayacak ve geçecek insan gücünün yetiştirilmesini amaçlanmaktadır. Eğitim kalitesini Bilgisayar Destekli Eğitim ile artırmak, ülkemizi bilim ve teknoloji alanında OECD[1] ülkelerinin seviyesine yaklaştırmak ve hatta yakalayıp geçmek ve bu sayede hızla gelişen teknolojiyi ülkemizin de yakalamasını sağlamaktır (s.116-117).

 

Bilgisayar destekli eğitim ile okul yönetiminde yapılan idari işlemler hızlanır, daha düzenli ve daha az hatayla yürütülür.

¯      Yönetim etkinlikleri hızlanır. Öğrenci kayıtları elektronik veri tabanlarında saklanabilir. Yazışmalar kelime işlem programları ile yapılabilir. Çizelgeler ve tablolar elektronik tablolama programlarıyla hazırlanabilir. 

¯      Hatalar azalır ve yapılan hataların düzeltilmesi kolaylaşır. Yapılan işlemler elektronik olarak yapıldığı için düzeltmeler anında yapılabilir ve güncelleştirmeler hemen yapılabilir.

Kurumda iletişim verimi yükselir. Birbirlerine bir iletişim ağı ile bağlı olan eğitim kurumları arasında iletişim hızlı ve daha ucuz bir şekilde gerçekleşebilir. Üst kurumlardan (ör.MEB[2]) gelen yazılar, bildiriler, genelgeler, yasalar ve yönetmelikler, programlar kurumlara elektronik yolla gönderilebilir (Demirel vd, 2001,122).

 

Bilgisayarların  okullarda kullanma yolları aşağıdaki şekillerde sıralanabilir:

Ders yazılımları kullanılarak ders konularının öğretilmesinde,

Eğitsel yazılımlar kullanılarak problem çözme yeteneklerinin geliştirilmesinde,

Bilimsel çalışmalar için yazılımlar hazırlanmasında,

Ödev raporlarının sözcük işlemci programlar kullanılarak hazırlanmasında,

Günlük, yıllık ders planlarının bilgisayar ortamında hazırlanmasında,

      Uygulama programlarının kullanılması ile öğrencilerin sanatsal yeteneklerinin geliştirilmesinde,

      Bilgisayar okur yazarlığının öğretilmesinde,

Ölçme ve değerlendirme işlemlerinin yapılmasında (ör.Testlerin hazırlanması, sınavların değerlendirilmesi)

Rehberlik faaliyetlerinde,

İdari yazışmaların ve evrakların hazırlanmasında,

Öğrenci kayıtlarının yapılmasında ve saklanmasında,

Muhasebe işlerinin ( ör. maaşların hazırlanması) bilgisayar ortamında yapılmasında,

Öğrenci ve öğretmenlerle ilgili akademik bilgilerin toplanması ve değerlendirilmesi,

Eğitimle ilgili istatistiki bilgilerin toplanması, korunması ve işlenmesinde, vb. durumlarda bilgisayarların kullanımı söz konusu olabilir. (s.116-117).

 

Alkan (1998) ise bilgisayarın eğitimdeki işlevlerini şöyle sınıflandırıyor:

¯      Eğitsel verileri düzenleme ve değerlendirme: Bilgi işlem etkinliklerini kapsayan bu işlevi yerine getirmede bilgisayar eğitimle ilgili her türlü istatistiksel bilgilerin toplanması, korunması ve işlenmesi işlerini büyük bir hız ve güvenilirlikle yapabilir. Öğrenci ve öğretmenle ilgili kişisel ve akademik verileri değerlendirebilir. Her türlü lojistik bilgilerin kayıt ve hizmete arz edilmesini sağlar.

¯      Eğitim sektörünün yönetimi ile ilgili işlevler: Öğrenci programlarının yönetiminde karar verme sürecini uygun verilerle besleyebilir.

¯      Öğretim işlevi: Bilgisayar bu işlevin yerine getirilmesinde yorulmayan, bıkmayan bir öğretmen gibi hareket edebilir; ses, görme ve dokunma ile ilgili iletişim kanallarını kullanabilir. Uygun tarzda programlanmış bilgisayarlar hecelenecek kelime takdim edebilir; tekrarlanacak ses verebilir; izlenecek talimat verebilir; çekinmeden cevaplandırılabilecek imajlar ve semboller takdim edebilir; öğrenci performansını değerlendirebilir ve öğrenciye uygun öğrenme için yön verebilir. (s. 183-184).

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler eğitim sistemlerinde bilgisayarları etkili olarak nasıl kullanabileceklerini araştırmaktadırlar. Hawkridge (1990)’e göre gelişmekte olan ülkelerde bilgisayar kullanımın dayandığı temel esaslar şunlardır (Uşun, 2000, s.212):

¯      Sosyal esas: öğrenciler dünyada olup bitenden haberdar olmalıdırlar. Bilgisayar toplumun her yerinde önemli bir yer almaktadır. Eğer okullar öğrencileri toplum için yetiştiriyorsa bilgisayar bilgisi vermek zorundadır.

¯      Mesleki esas: öğrencilere bilgisayarı kullanmak ve  programlamak güven kazandırmakta, belki de gelecekte bununla ilgili bir meslek seçmelerine neden olabilmektedir.

¯      Pedagojik esas: öğrenciler bilgi ve sanat dallarının bir çok konularını  bilgisayar yoluyla daha iyi öğrenmektedirler.

¯      Hızlandırma esası: bilgisayar kullanımı ile okullar, olumlu değişiklikler yapabilmektedirler. Öğretim ve yönetim bundan yararlanabilmektedir. Bilgisayar bulunduran okullarda öğretmenler, veliler ve öğrenciler değişikliğe daha açık olmaktadırlar. Bilgisayar öğrencilerin ezberleme yüklerini hafifletmekte ve azaltmaktadır.

¯      Teknoloji bilgisinin sanayi esası: gelişmekte olan yerli sanayi kesimi, okullarda yerli bilgisayarların yayılmasını istemektedir. Bu da milli sanayii desteklemek anlamına gelmektedir.

¯      Az külfet esası: bilgisayarla eğitimin, öğretimin ekonomik külfetinden daha az bir külfetle yapılabileceği öne sürülmektedir. Çünkü bilgisayarın üretimi arttıkça birim maliyeti düşmekte, öğretmen maaşları artmaktadır.            

Keser (1998) eğitimde teknolojinin kullanılması üzerine şunları söylemektedir:

Çağımızda bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler ekonomik sistemi  olduğu kadar eğitimsel ve sosyal sistemleri de  etkilemektedir. Günümüzde bilgi, gelişmiş toplumlarda ekonomik gelişmelerin anahtarı haline gelmiştir. Teknoloji ise eğitim sürecinin geliştirilmesinde önemli rol  oynamaktadır. Bilgi teknolojisinin hızla gelişmesi, bilgi toplumlarının ortaya çıkmasına neden olmuş, toplumların yeni teknolojik gelişmeleri izlemeleri ve kendilerine uyarlamaları zorunlu hale gelmiştir. Bilginin ve öğrenci sayısının hızla artması bir takım sorunları da beraberinde getirmiş, eğitim sürecinin ve niteliğinin gelişmesinde önemli rol oynayan yeni teknolojilerin eğitim kurumlarına girmesi zorunlu hale gelmiştir. Söz konusu yeni teknolojik sistemlerden birisi de en etkili iletişim ve bireysel öğretim aracı olarak nitelendirilen bilgisayarlardır. (s.43).

 

 

1.1. Türkiye’ de Bilgisayar Destekli Eğitim

Bu bölümde, Türkiye’ de bilgisayar destekli eğitime yönelik çalışmaların ne zaman başladığı ve kaç bilgisayarın okullara gönderildiği hakkında sayısal bilgiler verilecektir.

 1984 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen “yeni enformasyon ve iletişim teknolojisi” çalışmaları çerçevesinde 1100 mikro bilgisayarın orta öğretim kurumlarına alınmasıyla bilgisayar okur yazarlığı eğitimi başlamıştır. Daha sonra özellikle orta öğretim düzeyinde, bilgisayar eğitiminden ziyade, diğer ülkelerde olduğu gibi bilgisayarın bir eğitim aracı olarak kullanıldığı bilgisayar destekli eğitimde kullanılma çalışmaları başlatılmıştır.

 1985-1986 öğretim yılından itibaren 101 orta dereceli okula, bir tanesi öğretmene 10 tanesi öğrenciye olmak üzere toplam 1111 adet bilgisayar sağlanmıştır. Her okulda iki öğretmen 5 hafta süre ile hizmet içi eğitim kurslarına alınarak yetiştirilmiştir. Ticaret, Turizm-Otelcilik okullarında başlatılan çalışmada 13 okula, 10’ ar adet olmak üzere toplam 130 adet bilgisayar dağıtılmıştır. Öğretmenlerin hizmet içi eğitimi tüm okullara yaygınlaştırılmış, 3 saatlik bilgisayar dersi her okula konmuştur.

1988-1989 yılından itibaren Ticaret ve Teknik Eğitimle ilgili orta dereceli okullarda Dünya Bankası kredisiyle başlatılan “Endüstriyel Okullar Projesi” çerçevesinde 805 bilgisayar kullanılmaya başlamıştır. Bilgisayar donanımcılığı bakım ve onarım konularında yazılım  kullanımı konusuna da ağırlık verilmiş ve iki önemli yazılım paketi satın alınmıştır.

1989-1991 yıllarında bilgisayarla ilgili  olarak Milli Eğitim Bakanlığı’nca yapılan eğitim ve öğretim faaliyetlerini dört ana başlık altında toplamak mümkündür.

¯      Bilgisayar Destekli Eğitim (Öncelik ve ağırlık sırasıyla, müfredat programları, yazılım, öğretmen eğitimi, donanım, bakım ve onarım)

¯      Bilgisayar programlama

¯      Bilgisayarın tanıtılması

¯      Bilgisayar bakım ve onarım teknisyenliği

 

Geçmişte yapılan uygulamalardan yapılan bilgi, birikim ve deneyim göz önünde bulundurularak Milli Eğitim Bakanlığı, firmaları okullarda bilgisayar destekli eğitimi uygulamaya davet etmiştir. Firmaların uyguladığı bilgisayar destekli eğitim projesinde pilot uygulamalar için Türkiye genelinde çeşitli illerden toplam 160 okul seçilmiştir. İlk ve orta okullardan ise 17’si yerli 11’i yabancı olmak üzere 28 firma uygulamaya katılmak için müracaat etmişlerdir. Bu firmaların  bir kısmı birkaç haftalık programlarının gösterisini yaptıktan sonra uygulamalarına son vermiş firmaların çoğunluğu ise uygulamalarını yıl sonuna kadar sürdürmüşlerdir. Diğer yandan okullarda halen mevcut bilgisayarların etkin kullanımını sağlamak için üniversiteler de bu programın içine dahil edilmiştir.

Yapılan envanter çalışmaları ile 1993 yılına kadar Türkiye'de orta öğretim kurumlarının %11-12’sinde bilgisayar laboratuarı bulunduğu tespit edilmiştir. Bu laboratuarların kullanım zamanlarının %70’i bilgisayar eğitimine %30’u ise bilgisayar destekli eğitime ayrılmaktadır.

Türkiye' de 15 yıllık geçmişi bulunan, büyük umutlarla başlayıp sürekliliği sağlanamayan  bilgisayar destekli eğitim projelerinin bilançosunda yaklaşık 1000 okula bilgisayar laboratuarı kurulmuştur. 8 yıllık eğitim çalışmalar kapsamında eğitim için kaynaklar yaratılmasıyla birlikte bilgisayar destekli eğitimi projeleri hız kazanmış “Eğitimde Çağı Yakalamak 2000” adı verilen proje kapsamı içinde 1998 yılında 6200 ilköğretim okulunun bilgisayar destekli eğitime başlaması öngörülmüştür. Bu proje çerçevesinde en önemli noktalardan birisi de bilgisayar destekli eğitimi yazılımı geliştirilmesidir. Öncelikle Türkçe, Matematik, Fen Bilgisi, Yabancı Dil, Sosyal Bilgiler derslerine ait yazılımların kullanıma sunulması ve ayrıca Türkiye'de 70000 okulun İnternet'e bağlanması için TT[3] NET projesinden yararlanılması düşünülmüştür (Uşun, 2000, s.216).

 

Milli Eğitim Bakanlığının bilgi teknolojisi sınıfları konusunda “2001 Yılı Başında Milli Eğitim” kitabında yaptığı açıklama:

İlköğretimin kalitesinin artırılması için yürütülmekte olan faaliyetlerden birisi de bilgi teknolojisinin eğitim programına dahil edilmesidir. Bu faaliyetler dahilinde temel eğitim programının I. fazında 80 il ve her ilçede en az 2 ilköğretim okulunda bilgi teknolojisi sınıfı kurulması hedeflenmiştir. Bu doğrultuda, 2 bin 451 ilköğretim okuluna 2 bin 827 bilgi teknolojisi sınıfı kurulması uygun görülmüştür. Bu okullara bilgi teknolojisi sınıfı kurma çalışmaları, Marmara Bölgesi dışında tamamlanmıştır. Bu okullar için satın alınan eğitim yazılımlarının dağıtımları da tamamlanmıştır. Yazılımların kurulması işlemleri sürdürülmektedir.

İkinci grupta yer alan 3 bin ilköğretim okuluna daha oluşturulması planlanan BT[4]  sınıfları için okullar belirlenmiş, bu okullara “bilgisayar donanım ve ofis yazılımı, eğitim yazılımları” satın alımı ile ilgili çalışmalar ise sürdürülmektedir. Diğer yandan, okullarda bilgi teknolojisi sınıflarının verimli kullanımı için hazırlanmakta olan “BT sınıfları kullanım kılavuzu” da tamamlanmak üzeredir.

2 bin 802 ilköğretim okulundaki bilgi teknolojisi sınıfları için uluslar arası ihale yoluyla 3 bin 41 adet televizyon ve 4 bin 740 adet tepegöz alınarak, okullara dağıtımı tamamlanmıştır. Televizyon ve tepegöz dağıtımları tamamlanan 2 bin 802 ilköğretim okuluna video teçhizatı ile ülke genelindeki 3 bin ilköğretim okuluna daha televizyon, video teçhizatı ve tepegöz alınması yönündeki çalışmalar tamamlanmak üzeredir. Söz konusu okullara, bu materyallerle birlikte eğitsel içerikli video kaset ve tepegözlerde kullanılmak üzere saydam alınması çalışmaları da son aşamaya gelmiş bulunmaktadır. Ayrıca bastırılan “saydam hazırlama el kitabı” dağıtımları da tamamlanmıştır.

İlköğretim okullarındaki bilgi teknolojisi sınıflarında:

¯      Bilgisayarlar,

¯      Yazıcılar,

¯      Eğitim yazılımları,

¯      Eğitsel içerikli oyunlar,

¯      Elektronik referanslar,

¯      Video, tepegöz ve televizyon,

¯      Eğitsel içerikli video kaset ve saydamlar,

¯      Ofis yazılımları,

¯      Bilgisayar okur yazarlığı için ofis yazılımları

bulunacaktır.

 

            Sonuç olarak bilginin öğrencilere kısa zamanda, ekonomik ve kalıcı olarak verilmesi arayışları, okuldaki idari yazışmaların, kayıt, kabul işlerinin hızlı yapılabilmesi istekleri, bilgisayar destekli eğitim sistemine geçişi zorunlu kılmıştır. Seçilen pilot okullarda (MLO[5]) yukarıda anlatılan tüm araçların varolduğu ancak öğretmenlerin nasıl kullanacaklarını bilmemeleri ya da alışılagelmiş yöntemlerinden vazgeçmek istemeyişleri gerekçeleriyle dolaplarda saklandıkları gerçeğine de dikkati çekmek gereklidir.

 

1.2. Dünya ’ da Bilgisayar Destekli Eğitim

 

Bu bölümde diğer ülkelerin bilgisayar destekli eğitim sistemine yaklaşımları  ve yürütülmüş projeleri hakkında bilgiler bulunmaktadır.

 

Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği bölüm başkanı Prof. Dr. Petek Aşkar’ın (1991) “Bilgisayar destekli eğitimin yaygınlaştırılmasında temel stratejiler: Avrupa ülkelerinde son durum” başlıklı, Anadolu Üniversitesi BDE birimi eğitim teknolojisi ve bilgisayar destekli eğitim 1. Sempozyumu’na sunulan bildirisinde Avrupa ülkelerindeki bilgisayar destekli eğitim çalışmaları üzerine geniş bilgiler vermiştir.

Gelişmiş ülkelerin eğitim sistemleri incelendiğinde bilgisayar destekli eğitim adına büyük ve ciddi adımların 1983-1984 yıllarında atıldığı görülmektedir.

 

Norveç

 

1984 yılında değişik derslere teknolojiyi yerleştirerek öğretim sürecini iyileştirmek, öğrenmenin verimliliğini artırmak ve yeni öğretim yöntemlerinin oluşması amacıyla program yürürlüğe konmuştur.

Norveç, eğitim yazılımlarının dükkandan alınamayacağını ve firmaların kaliteli yazılım üretemeyeceğini belirtmektedir. Çok yetenekli öğretmenlerin, yani kendi alanını çok iyi bilen öğretmenlerin yazılım geliştirme ve üretim sürecinde kullanılabileceği düşünülmüştür.

 

 

İsveç

 

İlk çalışmalar 1971’ de başlamış ve 1974’ te okullarda bilgisayar kullanımı konusunda bir proje yürürlüğe konulmuş ve bunun sonuçları kullanılarak 1980 yılında bir uygulama programı kabul edilmiştir.

Projenin ilk yıllarında donanımı sağlayan firmadan yazılım da sağlanmıştır. Ancak 1985-1988 yılına kadar yazılım geliştirme işi Eğitim Bakanlığındaki bir grup tarafından yürütülmüştür. Bu grubun görevi, yazılım ihtiyacını ortaya çıkarmak ayrıca mevcut yazılımların listesini ve değerlendirilmesini yapmaktır. Sonuçta eğitim yazılımlarının kalitesinin istenilen düzeyde olmadığı ve bazı önlemlerin alınması gereği ortaya çıkmıştır. 1988 yılında Talim Terbiye Kurulu bünyesinde bir komisyon kurulmuştur. Bu komisyonun görevi, eğitim yazılımları geliştirme işine devam etmek, ayrıca donanımı değerlendirmek, müfredat çalışmalarını yürütmek ve diğer kuzey ülkeleri ile koordinasyonu sağlamaktır. Yazılımların dağıtımı ise İsveç Öğretim Materyalleri Enstitüsü tarafından gerçekleştirilmiştir. Her okulda derinlemesine eğitim görmüş en az bir öğretmen ve 2 haftalık kurslardan eğitim almış öğretmenler bulunmaktadır.

 

Belçika

 

1984 yılında Belçika Eğitim Bakanlığı yeni teknolojilerin eğitimde kullanımı ile ilgili beş yıllık plan yapmıştır. 1984-1985 yılında seçilen pilot okullarda, öğretmenlerin istekli ve bilgili olması koşulu aranmıştır. Okul müdürleri ile toplantılar yapılmış, materyaller geliştirilmiş, bu materyaller öğretmenlerle tartışılmış konu ile ilgili bülten ve makaleler yayınlanmıştır. Her öğretim yılında bir çok hizmet içi eğitim programı yürütülmüştür.

 

Hollanda

 

1984 yılında Hollanda hükümeti bilgi teknolojisinin eğitime girmesi ile ilgili program başlatmıştır. Bu program 1988 yılına kadar devam etmiş, başarılı bulunmuş ve eğitim yazılımlarının geliştirilmesini başlatmıştır. 1989-1992 dönemini kapsayan PRINT projesinin amaçları şu şekilde sıralanabilir.

¯      Eğitim yazılımlarını sağlamak

¯      Okullardaki BDE[6] uygulamalarının yürütülmesi için bilgi ve danışmanlık servislerini vermek

¯      Eğitim yazılımlarının seçimi için bilgi ve danışmanlık servislerini vermek

¯      Öğretmenlerin hizmet içi eğitimini sağlamak

¯      Ulusal ve yerel düzeyde destek kurumlarını sağlamak

 

 

 

 

 

İspanya

 

1983-1987 yılları arasında bakanlık, Atenea projesi olarak bilinen ve bilgisayarların okullarda yaygınlaşması ile müfredatla kaynaştırılmasını amaçlayan BDE projesi çalışmalarını yürütmüştür. 

Atenea Projesi

1. Proje, ilk ve ortaöğretim düzeyindeki devlet okullarını kapsamaktadır.

2. Okullar projeye isterler ise girmektedirler. Okul, projeye katılmak isterse öğretmenlerden oluşan bir grup kurmakta ve bir araştırma önerisi ile bakanlığa başvurmaktadır.

3. Öğretmen eğitimi için yüz civarında öğretmen merkezi kurulmuştur. BDE ile ilgili öğretmenlerin eğitimi yapan ve ülkenin her yanına dağılmış bu merkezler proje okulları ile aynı standartta donatılmıştır.

4. Öğretmen merkezlerinde öğretmenlerin eğitimi monitörler[7] tarafından sağlanmıştır. Bu kişiler bu merkezlerde tam gün görevlendirilmiş ilk ve orta öğretimden seçilmiş öğretmenlerdir. Monitörlerin eğitimi 1985 yılında başlamıştır.

5. Projenin ilk başladığı yıllarda yazılım konusunda büyük bir eksiklik ortaya çıkmıştır. Bu nedenle yazılım geliştirme için bazı stratejiler geliştirilmiştir. Eğitim ve Bilim Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Endüstri ve Teknoloji Geliştirme Enstitüsü eğitim yazılımlarını finanse etmek amacı ile bir anlaşma imzalamışlardır.

Yazılım geliştirme çalışmaları aşağıda belirtilen aşamaları kapsamaktadır:

¯      Eğitim yazılımları ölçütleri ve hangi ders veya alanlarda ihtiyaç olduğu proje ekibi tarafından belirlenmiştir.

¯      Firmalar yukarıda belirtilen esaslara göre hazırladıkları projelerini bakanlığa sunmuşlar; bakanlık tarafından yapılan değerlendirme sonucunda seçilen firmalarla anlaşma imzalanmıştır.

¯      Firmalar önce, hazırlayacakları yazılımların prototiplerini[8] üretmişler ve bakanlığa vermişlerdir. Prototipler proje elemanları tarafından incelenmiş, gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra firmalar esas üretime geçmişlerdir.

¯      Ayrıca 1988 yılından bu yana öğretmenler tarafından tasarlanmış yazılımlarla ilgili bir yarışma da düzenlenmektedir. Böylece oldukça geniş bir eğitim yazılımı havuzu elde edilmiştir.

¯      Öğretmenler arasındaki iletişimi sağlamak amacı ile EXPER adında bir veritabanı yazılımı geliştirilmiştir.

7.      Atenea projesinin yaygınlaşma dönemi 1990 Eylül ayında başlamıştır. Bu yeni dönemin amacı, bilgi teknolojilerinin daha çok ve değişik alanda kullanılarak müfredatla bütünleşmesini sağlamaktır. Ayrıca projeye katılacak okulların sayısında da bir artış olması beklenmektedir. Bu nedenle il düzeyinde bir proje koordinatörü görevlendirilmiştir. Projeye katılacak her okulda da bir bilgisayar ortamı sorumlusu vardır.

İrlanda

İrlanda, 1980 yılında, özellikle ortaöğretimlerin okullarına bilgisayarları almaya başlamıştır. İrlanda’ nın en önemli projesi ise NITEC’ tir. NITEC, Eğitimde Bilgi Teknolojisi Ulusal Merkezidir. Aşağı yukarı 100 okul, modemler yoluyla NITEC üzerinden birbirlerine bağlanmakta, birbirine yazılım ve mesaj göndermektedir. Ayrıca, NITEC bazı formların toplanması için de kullanılmaktadır.

Portekiz

Portekiz, 1985 yılında tüm üniversite öncesi okullara bilgisayarın girişini sağlamak amacı ile MINERVA adında bir proje başlatmıştır. Bu projenin altyapısı, Eğitim Bakanlığı dışında oluşturulan bir komite tarafından hazırlanmıştır. Bu çerçevede Portekiz’ i kapsayan bir düğümler (kutup) ağı oluşturulmuştur. Düğümleri birbirine bağlayan ağlar bölgedeki üniversitelere kurulmuştur. Öğretmen eğitimi üniversitelere bırakılmıştır. Bütün bir yıl süren hizmet içi eğitime MINERVA projesinin bütçesinin % 30’ u gitmektedir.

 

Amerika Birleşik Devletleri [9]

           

   ABD de bilgisayarlar 1950 yıllarında okullarda kullanılmaya başlanılmış, kişisel bilgisayarların devreye girmesiyle 1980 ler de yaygınlaşmıştır.

       ABD de bilgisayar destekli öğretimin başarıyla uygulanmasında üniversitelerde yapılan çalışmalarında rolü büyüktür. Çeşitli üniversitelerde yapılan çalışmalardan bazılarını şöyle özetleyebiliriz

¯      Stanford Üniversitesi : Bilgisayar destekli öğretim için ilk proje Stanford Üniversitesinde yapılmıştır. Bu çalışmada Patrick Super ilk olarak bilgisayarı matematik dersinde ilk okul öğrencilerinin kullanımına sunarak projeyi uygulamaya koymuştur.

¯      California Üniversitesi : PCDP: (Phiysics Computer Development Project ) Fizik bilgisayar geliştirme projesi. 1960 ların sonlarında California üniversitesinde eğitim teknolojisi merkezi kurulmuştur. Bu merkezde fizik ve fen’e dayalı bilgisayar destekli öğretim malzemeleri geliştirilmiştir. İlk defa 1965 de başlayan ve halen devam dene bu projede öğrenme ünitelerinin hazırlanışında esas rolü öğretmen oynamaktadır. Pek çok öğrenci her yıl bu projeden yararlanmaktadır.

¯      Iowa Üniversitesi : Iowa üniversitesinde yapılan çalışmalar sayesinde bilgisayar destekli öğretim programlarında sistemler arasındaki alışverişler gerçekleştirilmektedir.

¯      Ilinois Üniversitesi : Stanford üniversitesindeki proje çalışmaları devam ederken 1960 lı yıllarda Ilinois üniversitesinde de PLATO projesi başlamıştır. Bu projenin amacı, bilgisayarların eğitim faaliyetlerindeki bütün rollerini kişi başına düşen maliyet açısından geleneksel eğitim sistemi ile yarışabilecek güçlü bir bilgisayar kurma imkanlarını araştırmaktadır. PLATO projesi, merkezi bir ünite ve bu üniteye telefon telleriyle bağlı olarak tüm ülkeye yayılmış olan yüzlerce terminal aracılığıyla çalışan bir sistemdir

 

İngiltere

 

¯      NDPCAL : (The National Development in Computer Assisted Learning) Bilgisayar destekli öğretim için ulusal kalkınma programı : Bu programın amacı bilgisayar destekli öğrenme ve bilgisayarlarla yönetilen öğretim projelerini, gerçekleştirmekti.

¯      Mikroelektronik Eğitim Projesi (MEP: Microelectronic Education Programme ) bu projenin amacı çocukların elektronik sistemlerin yaygınlıkla kullanıldığı bir topluma hazırlamada okullara yardım etmektedir.

 

 

 

Bilgisayar destekli eğitim konusunda bütün ülkeler yazılımların önemine değinmektedir. Bilgisayarların etkisiyle farklı disiplinler arası ilişkilerin artacağı düşünülmektedir, böylece öğrendiklerini başka derslerde kullanabileceğini düşünen öğrencinin derse olan ilgisi artacaktır. Öğrenciyi aktif hale getirerek kalıcı öğrenmenin sağlanacağını vurgulayan eğitimciler özellikle eğitim yazılımlarının pilot denemelerden sonra ancak uygulanabileceğini belirtmişlerdir.

 

Öğretmenlerin derslerinde eğitim yazılımı kullanmaya yönelik tavırlarının olumlu olması için de formatör olarak adlandırılan öğretmenlerin öğretmen arkadaşlarına seminerler düzenleyerek onları eğitmesi amaçlanmaktadır.

 

 

Öğretmenlerin derslerinde eğitim yazılımı kullanmaya yönelik tavırlarının olumlu olması için de formatör olarak adlandırılan öğretmenlerin öğretmen arkadaşlarına seminerler düzenleyerek onları eğitmesi amaçlanmaktadır.

 

Öğretmenlerin derslerinde eğitim yazılımı kullanmaya yönelik tavırlarının olumlu olması için de formatör olarak adlandırılan öğretmenlerin öğretmen arkadaşlarına seminerler düzenleyerek onları eğitmesi amaçlanmaktadır.

olumlu olm olumlu olması için de formatör olarak adlandırılan öğretmenlerin öğretmen ası için olumlu olması için de formatör olarak adlandırılan öğretmenlerin öğretmen Günümüzde bilgisayarlardan öğretim sürecinde; Bilgisayar Temelli Öğretim ve de f

ve de formatör olarak adlandırılan öğretmenlerin öğretmen

ormatör olarak adlandırılan öğretmenlerin öğretmen



[1] Organisation For Economic Co – Operation and Development.(Ekonomik Gelişme ve Kalkınma Birliği)

[2] Milli Eğitim Bakanlığı

[3] Türk Telekom

[4] Bilgi Teknolojisi

[5] Müfredat Laboratuar Okulu

[6]  Bilgisayar Destekli Eğitim

[7] Formatör

[8] ilk örnek

[9] BDE Birimi Çalışma Raporu. Eskişehir, Anadolu Üniversitesi, No: CE 01 Eylül 1990