Bilgisayarın son yıllardaki hızlı gelişimi eğitim sistemlerini de etkileyerek değişiklikler yapılmasını zorunlu kılmıştır. Öğrenme - öğretme etkinlikleri ile okul yönetimi ve rehberlik gibi alanlarda eğitimin kalitesini yükseltmek amacıyla bilgisayarların kullanılması bilgisayar destekli eğitim modelini ortaya çıkarmıştır. Bilgisayarlar okullarımızda öğretim alanında, öğretme ve öğrenme etkinliklerini bireysel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde düzenlemek ayrıca eğitim hizmetlerini daha etkili ve verimli bir şekilde yürütmek çağdaş bir öğrenme- öğretme ortamı yaratmak amacıyla kullanılmaya başlamıştır.
Tekeli (1994) bilgisayar destekli eğitimin amacının bu
teknolojinin değişik kullanımlarını disiplin yönünden belirlemek olduğunu, aynı
zamanda da ilk ve orta dereceli okullarda bilgisayar araç ve gereçlerinin
kullanımının yaygınlaştırmak olduğunu vurgulamaktadır (s.93).
Bilgisayarlar eğitimin klasik sistemini ve yapısını değiştirip büyük bir devrim yapmışlardır. Günümüzde bilgisayarlar eğitimin her alanında kullanılmaktadır. Bu alanlar kısaca aşağıdaki gibidir (İşman, 2001 s.2). Eğitim araştırmaları,
1. Eğitim-öğretim ortamlarını planlama ve tasarım faaliyetleri,
2. Okul yönetiminin işlerinde, Okul bütçelerinin organizasyonu,
3. Öğrenci işleri,
4. Okul bütçelerinin organizasyonu,
5. Eğitim-öğretim faaliyetleri,
6.
Bilgisayar laboratuarları.
Güveli ve Baki (2000), bilgisayarların okullara gönderilmesiyle tüm sorunlar çözülemeyeceğini vurguladığı yazısında şöyle devam ediyor:
Okullar, çağın, toplumun bireyin değişen ve gelişen gereksinimlerini karşılamak üzere oluşturulan ve yenilenen örgütlerdir. Farklı okul türleri amaçlarında, çalışmalarında ve yaklaşımlarında farklılık göstermelerine rağmen, genelde öğrencilerin kişisel ve sosyal gelişimlerini gerçekleştirmelerine cevap verecek bilgi ve becerileri kazandırmak gibi hizmetleri sunmaktadır. Bugünkü toplum, okulların, öğrencileri teknolojik hayatta olan olayları anlayabilen, bilgili insanlar olarak yetiştirmesini bekler. Bu toplum aynı zamanda okulların, öğrencileri kendi yaşamları sırasında yeni bilgiler elde edebilsinler ve değişen durumları araştırıp inceleyebilsinler diye gerçek dünyayla yüz yüze gelmeye hazırlanmasını ister. Okullar bu yeni bilgi teknolojisini nasıl ele alacaklarını ve nasıl plan hazırlayacaklarını bilmelidir (Güveli ve Baki, 2000).
Bilgisayarların geliştirilmesiyle, eğitim teknolojisinde yeni bir dönem başlamıştır. Bu aracın eğitim sisteminde kullanılmasının zorunlu olduğu bu gün için bir gerçektir. Esasen bilgisayarla ilgili ilk araştırmalar üniversitelerde yapılmıştır. Bu konuda eğitim alanında ilk çalışmalar bilgisayarla ilgili dersler okutma şeklinde başlamıştır. Daha sonra bilgisayardan bir eğitim aracı olarak yararlanma çalışmalarına geçilmiştir. Bu yönüyle bilgisayar bir süre okul sınıfları dışında kullanılmıştır (orduda uçuş ve pilot eğitiminde benzeşim aracı olarak). Eğitimde makine ile öğretim üzerine inceleme çalışmaları yarım yüzyıldan fazla bir geçmişe kadar uzanmaktadır. 1920’lerde Pressey’in daha sonra Skinner’in geliştirdikleri öğretme makineleri bu konuda öncü hareketler olarak kabul edilmektedir. II. Dünya savaşı yıllarında Skinner yeni bir öğretme yöntemi geliştirmekte ve James Holland’la birlikte öğretme makinesini derslerinde kullanmaktadır. Çalışmalar sonunda meydana getirilen öğretim materyallerinin çoğu, daha çok, iyi bir öğrenme için hazırlanmış programlı öğretim kitapları şeklinde olmuş, bunların bilgisayara uygulanması bir maliyet olarak ortaya çıkmıştır (Alkan, 1985, s.149).
Bilgisayarın eğitimde kullanılması, esas itibariyle,
gör-işit tekniklerinin mantıki bir gelişimidir. Bununla beraber bu araç, diğer
yardımcı eğitim araçları yanında yer alırken temel öğretme kavramında köklü
değişikliklere yol açacağa benzemektedir. Teleskop ve mikroskobun insanın görme
alanını genişletmesi gibi, bilgisayarda birçok üstün yönleriyle insanın mantık
ve sezgisini, idrakını genişletmekte bilim ve eğitime katkıda bulunabilir
(Alkan, 1985, s.149).
Demirel vd.’ nin (2001) bilgisayar destekli eğitim tanımı şöyledir:
Bilgisayarların öğrenme – öğretme ve okul yönetimi ile ilgili bütün faaliyetlerde kullanılması “Bilgisayar Destekli Eğitim” olarak tanımlanabilir. Bilgisayar Destekli Eğitim denildiğinde eğitim – öğretim etkinlikleri sırasında eğitimi zenginleştirmek ve kalitesini yükseltmek için öğretmene yardımcı bir araç olarak bilgisayardan yararlanılması anlaşılmaktadır. Bilgisayar Destekli Eğitim, ülkemiz için gerekli olan bilgi teknolojileri çağını yakalayacak ve geçecek insan gücünün yetiştirilmesini amaçlanmaktadır. Eğitim kalitesini Bilgisayar Destekli Eğitim ile artırmak, ülkemizi bilim ve teknoloji alanında OECD[1] ülkelerinin seviyesine yaklaştırmak ve hatta yakalayıp geçmek ve bu sayede hızla gelişen teknolojiyi ülkemizin de yakalamasını sağlamaktır (s.116-117).
Bilgisayar destekli eğitim ile okul yönetiminde yapılan idari işlemler hızlanır, daha düzenli ve daha az hatayla yürütülür.
¯ Yönetim etkinlikleri hızlanır. Öğrenci kayıtları elektronik veri tabanlarında saklanabilir. Yazışmalar kelime işlem programları ile yapılabilir. Çizelgeler ve tablolar elektronik tablolama programlarıyla hazırlanabilir.
¯ Hatalar azalır ve yapılan hataların düzeltilmesi kolaylaşır. Yapılan işlemler elektronik olarak yapıldığı için düzeltmeler anında yapılabilir ve güncelleştirmeler hemen yapılabilir.
Bilgisayarların okullarda kullanma yolları aşağıdaki şekillerde sıralanabilir:
Ders yazılımları kullanılarak ders konularının öğretilmesinde,
Eğitsel yazılımlar kullanılarak problem çözme yeteneklerinin geliştirilmesinde,
Bilimsel çalışmalar için yazılımlar hazırlanmasında,
Ödev raporlarının sözcük işlemci programlar kullanılarak hazırlanmasında,
Günlük, yıllık ders planlarının bilgisayar ortamında hazırlanmasında,
Uygulama programlarının kullanılması ile öğrencilerin sanatsal yeteneklerinin geliştirilmesinde,
Bilgisayar okur yazarlığının öğretilmesinde,
Ölçme ve değerlendirme işlemlerinin yapılmasında (ör.Testlerin hazırlanması, sınavların değerlendirilmesi)
Rehberlik faaliyetlerinde,
İdari yazışmaların ve evrakların hazırlanmasında,
Öğrenci kayıtlarının yapılmasında ve saklanmasında,
Muhasebe işlerinin ( ör. maaşların hazırlanması) bilgisayar ortamında yapılmasında,
Öğrenci ve öğretmenlerle ilgili akademik bilgilerin toplanması ve değerlendirilmesi,
Eğitimle ilgili istatistiki bilgilerin toplanması,
korunması ve işlenmesinde, vb. durumlarda bilgisayarların kullanımı söz konusu
olabilir. (s.116-117).
Alkan (1998) ise bilgisayarın eğitimdeki işlevlerini şöyle sınıflandırıyor:
¯ Eğitsel verileri düzenleme ve değerlendirme: Bilgi işlem etkinliklerini kapsayan bu işlevi yerine getirmede bilgisayar eğitimle ilgili her türlü istatistiksel bilgilerin toplanması, korunması ve işlenmesi işlerini büyük bir hız ve güvenilirlikle yapabilir. Öğrenci ve öğretmenle ilgili kişisel ve akademik verileri değerlendirebilir. Her türlü lojistik bilgilerin kayıt ve hizmete arz edilmesini sağlar.
¯ Eğitim sektörünün yönetimi ile ilgili işlevler: Öğrenci programlarının yönetiminde karar verme sürecini uygun verilerle besleyebilir.
¯ Öğretim işlevi: Bilgisayar bu işlevin yerine getirilmesinde yorulmayan, bıkmayan bir öğretmen gibi hareket edebilir; ses, görme ve dokunma ile ilgili iletişim kanallarını kullanabilir. Uygun tarzda programlanmış bilgisayarlar hecelenecek kelime takdim edebilir; tekrarlanacak ses verebilir; izlenecek talimat verebilir; çekinmeden cevaplandırılabilecek imajlar ve semboller takdim edebilir; öğrenci performansını değerlendirebilir ve öğrenciye uygun öğrenme için yön verebilir. (s. 183-184).
Keser (1998) eğitimde teknolojinin kullanılması üzerine şunları söylemektedir:
Çağımızda bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler ekonomik sistemi olduğu kadar eğitimsel ve sosyal sistemleri de etkilemektedir. Günümüzde bilgi, gelişmiş toplumlarda ekonomik gelişmelerin anahtarı haline gelmiştir. Teknoloji ise eğitim sürecinin geliştirilmesinde önemli rol oynamaktadır. Bilgi teknolojisinin hızla gelişmesi, bilgi toplumlarının ortaya çıkmasına neden olmuş, toplumların yeni teknolojik gelişmeleri izlemeleri ve kendilerine uyarlamaları zorunlu hale gelmiştir. Bilginin ve öğrenci sayısının hızla artması bir takım sorunları da beraberinde getirmiş, eğitim sürecinin ve niteliğinin gelişmesinde önemli rol oynayan yeni teknolojilerin eğitim kurumlarına girmesi zorunlu hale gelmiştir. Söz konusu yeni teknolojik sistemlerden birisi de en etkili iletişim ve bireysel öğretim aracı olarak nitelendirilen bilgisayarlardır. (s.43).
Bu bölümde diğer ülkelerin bilgisayar destekli eğitim sistemine yaklaşımları ve yürütülmüş projeleri hakkında bilgiler bulunmaktadır.
Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği bölüm başkanı Prof. Dr. Petek Aşkar’ın (1991) “Bilgisayar destekli eğitimin yaygınlaştırılmasında temel stratejiler: Avrupa ülkelerinde son durum” başlıklı, Anadolu Üniversitesi BDE birimi eğitim teknolojisi ve bilgisayar destekli eğitim 1. Sempozyumu’na sunulan bildirisinde Avrupa ülkelerindeki bilgisayar destekli eğitim çalışmaları üzerine geniş bilgiler vermiştir.
Gelişmiş ülkelerin eğitim sistemleri incelendiğinde bilgisayar destekli eğitim adına büyük ve ciddi adımların 1983-1984 yıllarında atıldığı görülmektedir.
1984 yılında değişik derslere teknolojiyi yerleştirerek öğretim sürecini iyileştirmek, öğrenmenin verimliliğini artırmak ve yeni öğretim yöntemlerinin oluşması amacıyla program yürürlüğe konmuştur.
Norveç, eğitim yazılımlarının dükkandan alınamayacağını ve firmaların kaliteli yazılım üretemeyeceğini belirtmektedir. Çok yetenekli öğretmenlerin, yani kendi alanını çok iyi bilen öğretmenlerin yazılım geliştirme ve üretim sürecinde kullanılabileceği düşünülmüştür.
İlk çalışmalar 1971’ de başlamış ve 1974’ te okullarda bilgisayar kullanımı konusunda bir proje yürürlüğe konulmuş ve bunun sonuçları kullanılarak 1980 yılında bir uygulama programı kabul edilmiştir.
Projenin ilk yıllarında donanımı sağlayan firmadan yazılım da sağlanmıştır. Ancak 1985-1988 yılına kadar yazılım geliştirme işi Eğitim Bakanlığındaki bir grup tarafından yürütülmüştür. Bu grubun görevi, yazılım ihtiyacını ortaya çıkarmak ayrıca mevcut yazılımların listesini ve değerlendirilmesini yapmaktır. Sonuçta eğitim yazılımlarının kalitesinin istenilen düzeyde olmadığı ve bazı önlemlerin alınması gereği ortaya çıkmıştır. 1988 yılında Talim Terbiye Kurulu bünyesinde bir komisyon kurulmuştur. Bu komisyonun görevi, eğitim yazılımları geliştirme işine devam etmek, ayrıca donanımı değerlendirmek, müfredat çalışmalarını yürütmek ve diğer kuzey ülkeleri ile koordinasyonu sağlamaktır. Yazılımların dağıtımı ise İsveç Öğretim Materyalleri Enstitüsü tarafından gerçekleştirilmiştir. Her okulda derinlemesine eğitim görmüş en az bir öğretmen ve 2 haftalık kurslardan eğitim almış öğretmenler bulunmaktadır.
1984 yılında Belçika Eğitim Bakanlığı yeni teknolojilerin eğitimde kullanımı ile ilgili beş yıllık plan yapmıştır. 1984-1985 yılında seçilen pilot okullarda, öğretmenlerin istekli ve bilgili olması koşulu aranmıştır. Okul müdürleri ile toplantılar yapılmış, materyaller geliştirilmiş, bu materyaller öğretmenlerle tartışılmış konu ile ilgili bülten ve makaleler yayınlanmıştır. Her öğretim yılında bir çok hizmet içi eğitim programı yürütülmüştür.
1984 yılında Hollanda hükümeti bilgi teknolojisinin eğitime girmesi ile ilgili program başlatmıştır. Bu program 1988 yılına kadar devam etmiş, başarılı bulunmuş ve eğitim yazılımlarının geliştirilmesini başlatmıştır. 1989-1992 dönemini kapsayan PRINT projesinin amaçları şu şekilde sıralanabilir.
¯ Eğitim yazılımlarını sağlamak
¯ Okullardaki BDE[6] uygulamalarının yürütülmesi için bilgi ve danışmanlık servislerini vermek
¯ Eğitim yazılımlarının seçimi için bilgi ve danışmanlık servislerini vermek
¯ Öğretmenlerin hizmet içi eğitimini sağlamak
¯ Ulusal ve yerel düzeyde destek kurumlarını sağlamak
1983-1987 yılları arasında bakanlık, Atenea projesi olarak bilinen ve bilgisayarların okullarda yaygınlaşması ile müfredatla kaynaştırılmasını amaçlayan BDE projesi çalışmalarını yürütmüştür.
Atenea Projesi
1. Proje, ilk ve ortaöğretim düzeyindeki devlet okullarını kapsamaktadır.
2. Okullar projeye isterler ise girmektedirler. Okul, projeye katılmak isterse öğretmenlerden oluşan bir grup kurmakta ve bir araştırma önerisi ile bakanlığa başvurmaktadır.
3. Öğretmen eğitimi için yüz civarında öğretmen merkezi kurulmuştur. BDE ile ilgili öğretmenlerin eğitimi yapan ve ülkenin her yanına dağılmış bu merkezler proje okulları ile aynı standartta donatılmıştır.
4. Öğretmen merkezlerinde öğretmenlerin eğitimi monitörler[7] tarafından sağlanmıştır. Bu kişiler bu merkezlerde tam gün görevlendirilmiş ilk ve orta öğretimden seçilmiş öğretmenlerdir. Monitörlerin eğitimi 1985 yılında başlamıştır.
5. Projenin ilk başladığı yıllarda yazılım konusunda büyük bir eksiklik ortaya çıkmıştır. Bu nedenle yazılım geliştirme için bazı stratejiler geliştirilmiştir. Eğitim ve Bilim Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Endüstri ve Teknoloji Geliştirme Enstitüsü eğitim yazılımlarını finanse etmek amacı ile bir anlaşma imzalamışlardır.
Yazılım geliştirme çalışmaları aşağıda belirtilen aşamaları kapsamaktadır:
¯ Eğitim yazılımları ölçütleri ve hangi ders veya alanlarda ihtiyaç olduğu proje ekibi tarafından belirlenmiştir.
¯ Firmalar yukarıda belirtilen esaslara göre hazırladıkları projelerini bakanlığa sunmuşlar; bakanlık tarafından yapılan değerlendirme sonucunda seçilen firmalarla anlaşma imzalanmıştır.
¯ Firmalar önce, hazırlayacakları yazılımların prototiplerini[8] üretmişler ve bakanlığa vermişlerdir. Prototipler proje elemanları tarafından incelenmiş, gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra firmalar esas üretime geçmişlerdir.
¯ Ayrıca 1988 yılından bu yana öğretmenler tarafından tasarlanmış yazılımlarla ilgili bir yarışma da düzenlenmektedir. Böylece oldukça geniş bir eğitim yazılımı havuzu elde edilmiştir.
¯ Öğretmenler arasındaki iletişimi sağlamak amacı ile EXPER adında bir veritabanı yazılımı geliştirilmiştir.
7. Atenea projesinin yaygınlaşma dönemi 1990 Eylül ayında başlamıştır. Bu yeni dönemin amacı, bilgi teknolojilerinin daha çok ve değişik alanda kullanılarak müfredatla bütünleşmesini sağlamaktır. Ayrıca projeye katılacak okulların sayısında da bir artış olması beklenmektedir. Bu nedenle il düzeyinde bir proje koordinatörü görevlendirilmiştir. Projeye katılacak her okulda da bir bilgisayar ortamı sorumlusu vardır.
İrlanda, 1980 yılında, özellikle ortaöğretimlerin okullarına bilgisayarları almaya başlamıştır. İrlanda’ nın en önemli projesi ise NITEC’ tir. NITEC, Eğitimde Bilgi Teknolojisi Ulusal Merkezidir. Aşağı yukarı 100 okul, modemler yoluyla NITEC üzerinden birbirlerine bağlanmakta, birbirine yazılım ve mesaj göndermektedir. Ayrıca, NITEC bazı formların toplanması için de kullanılmaktadır.
Portekiz, 1985 yılında tüm üniversite öncesi okullara bilgisayarın girişini sağlamak amacı ile MINERVA adında bir proje başlatmıştır. Bu projenin altyapısı, Eğitim Bakanlığı dışında oluşturulan bir komite tarafından hazırlanmıştır. Bu çerçevede Portekiz’ i kapsayan bir düğümler (kutup) ağı oluşturulmuştur. Düğümleri birbirine bağlayan ağlar bölgedeki üniversitelere kurulmuştur. Öğretmen eğitimi üniversitelere bırakılmıştır. Bütün bir yıl süren hizmet içi eğitime MINERVA projesinin bütçesinin % 30’ u gitmektedir.
ABD de bilgisayarlar 1950 yıllarında okullarda kullanılmaya başlanılmış, kişisel bilgisayarların devreye girmesiyle 1980 ler de yaygınlaşmıştır.
ABD de bilgisayar destekli öğretimin başarıyla uygulanmasında üniversitelerde yapılan çalışmalarında rolü büyüktür. Çeşitli üniversitelerde yapılan çalışmalardan bazılarını şöyle özetleyebiliriz
¯ Stanford Üniversitesi : Bilgisayar destekli öğretim için ilk proje Stanford Üniversitesinde yapılmıştır. Bu çalışmada Patrick Super ilk olarak bilgisayarı matematik dersinde ilk okul öğrencilerinin kullanımına sunarak projeyi uygulamaya koymuştur.
¯ California Üniversitesi : PCDP: (Phiysics Computer Development Project ) Fizik bilgisayar geliştirme projesi. 1960 ların sonlarında California üniversitesinde eğitim teknolojisi merkezi kurulmuştur. Bu merkezde fizik ve fen’e dayalı bilgisayar destekli öğretim malzemeleri geliştirilmiştir. İlk defa 1965 de başlayan ve halen devam dene bu projede öğrenme ünitelerinin hazırlanışında esas rolü öğretmen oynamaktadır. Pek çok öğrenci her yıl bu projeden yararlanmaktadır.
¯ Iowa Üniversitesi : Iowa üniversitesinde yapılan çalışmalar sayesinde bilgisayar destekli öğretim programlarında sistemler arasındaki alışverişler gerçekleştirilmektedir.
¯ Ilinois Üniversitesi : Stanford üniversitesindeki proje çalışmaları devam ederken 1960 lı yıllarda Ilinois üniversitesinde de PLATO projesi başlamıştır. Bu projenin amacı, bilgisayarların eğitim faaliyetlerindeki bütün rollerini kişi başına düşen maliyet açısından geleneksel eğitim sistemi ile yarışabilecek güçlü bir bilgisayar kurma imkanlarını araştırmaktadır. PLATO projesi, merkezi bir ünite ve bu üniteye telefon telleriyle bağlı olarak tüm ülkeye yayılmış olan yüzlerce terminal aracılığıyla çalışan bir sistemdir
¯
NDPCAL : (The National Development in Computer
Assisted Learning) Bilgisayar destekli öğretim için ulusal kalkınma programı :
Bu programın amacı bilgisayar destekli öğrenme ve bilgisayarlarla yönetilen
öğretim projelerini, gerçekleştirmekti.
¯
Mikroelektronik Eğitim Projesi (MEP:
Microelectronic Education Programme ) bu projenin amacı çocukların elektronik
sistemlerin yaygınlıkla kullanıldığı bir topluma hazırlamada okullara yardım
etmektedir.
Bilgisayar destekli eğitim konusunda bütün ülkeler yazılımların önemine değinmektedir. Bilgisayarların etkisiyle farklı disiplinler arası ilişkilerin artacağı düşünülmektedir, böylece öğrendiklerini başka derslerde kullanabileceğini düşünen öğrencinin derse olan ilgisi artacaktır. Öğrenciyi aktif hale getirerek kalıcı öğrenmenin sağlanacağını vurgulayan eğitimciler özellikle eğitim yazılımlarının pilot denemelerden sonra ancak uygulanabileceğini belirtmişlerdir.
Öğretmenlerin derslerinde eğitim yazılımı kullanmaya yönelik tavırlarının olumlu olması için de formatör olarak adlandırılan öğretmenlerin öğretmen arkadaşlarına seminerler düzenleyerek onları eğitmesi amaçlanmaktadır.
Öğretmenlerin derslerinde
eğitim yazılımı kullanmaya yönelik tavırlarının olumlu olması için de formatör
olarak adlandırılan öğretmenlerin öğretmen arkadaşlarına seminerler
düzenleyerek onları eğitmesi amaçlanmaktadır.
Öğretmenlerin derslerinde
eğitim yazılımı kullanmaya yönelik tavırlarının olumlu olması için de formatör
olarak adlandırılan öğretmenlerin öğretmen arkadaşlarına seminerler düzenleyerek
onları eğitmesi amaçlanmaktadır.
olumlu olm olumlu olması
için de formatör olarak adlandırılan öğretmenlerin öğretmen ası için olumlu
olması için de formatör olarak adlandırılan öğretmenlerin öğretmen Günümüzde
bilgisayarlardan öğretim sürecinde; Bilgisayar Temelli Öğretim ve de f
ve de formatör olarak adlandırılan öğretmenlerin öğretmen
ormatör olarak adlandırılan öğretmenlerin öğretmen
[1] Organisation For Economic Co – Operation and Development.(Ekonomik Gelişme ve Kalkınma Birliği)
[2] Milli Eğitim Bakanlığı
[3] Türk Telekom
[4] Bilgi Teknolojisi
[5] Müfredat Laboratuar Okulu
[6] Bilgisayar Destekli Eğitim
[7] Formatör
[8] ilk örnek
[9] BDE Birimi Çalışma Raporu.
Eskişehir, Anadolu Üniversitesi, No: CE 01 Eylül 1990